Tiflis’te Tabiat-Lezzet-Zarafete Hazırlan!

  Flickr: Victor Yastrebov
(Flickr: Victor Yastrebov)
Hala ışıltısını koruyan tarihi binaları, arnavut kaldırımlı geniş meydanları, Soyvet dönemininden kalma kültür ve sanat birikimiyle Tiflis, “Doğu’nun Paris’i” iltifatını sonuna kadar hak ediyor. Ayrıca kendisi bir doğa harikası. Böylesine güzel bir şehrin, ucuz ve ülkemize yakın olması bir lütuf değilse nedir? İşte size unutulmaz bir Tiflis deneyimi yaşatacak tüyolar…

Ne zaman gideyim? Kaç gün? 

(Fotoğraf:Flickr: b1ke)

Tiflis’in doğası o kadar güzel ki, bu soruya yanıt bulan olmadı! Yazın yapış yapış olmama keyfi, kışın karın sessizliği, sonbaharda festivallerin çoşkusu ve baharda baharı karşılamanın çoşkusu…Siz seçin hangisini istediğinizi. Ayrıca bütün bunları uzun bir haftasonuna sığdırabilirsiniz. Kalış süreniz ve mutluluğunuzun artması ise doğru orantılıdır.

Nereyi gezeyim?

(Fotoğraf: Flickr / Mariam Sitchinava)

“Doğu’nun Paris’i” terimi aslında Tiflis ve Tiflislilerin ne kadar medeni olduklarından geliyor biraz da.
Tarihi Tiflis şehri bölgesinin sokaklarına girin. İnsanları gözlemleyin. Fakirliğe rağmen insanların ne kadar özenli giyindiklerine, sokakların ne kadar temiz olduğuna şaşırabilirsiniz.

(Fotoğraf: flickr/barismumyakmaz)

Geniş meydanlarda tur atın ve eski binaların ne kadar özenle korunduğunu fark edin…

(Fotoğraf: flickr/Monika)

Kentin her yerinden gözüken altın renkli Sameba Kilisesi’ne (Holy Trinity Church) gidin. İnsanların neden onu her gördüklerinde istavroz çıkardıklarını anlamaya çalışın. Kilisenin içindeki figür ve resimleri inceleyin. Bir de insanların buraya nasıl sadece bir kiliseden daha da öte önem verdiklerini…

(Fotoğraf: flickr/Monika)

Kentin herhangi bir yerinde kafanızı tekrar yukarı kaldırın ve Katvlis Deda heykeline bakın. Hikayesini dinleyin ve tarafınızı seçin…

Ünlü Gürcü ressam Niko Pirosmani’den (Flickr: grijsz Hans) 

Eğer insanları ve sokakları gözlemlemek yetmediyse, Gürcistan Ulusal Müzesi’ndeki tablolara göz atın…

Teleferiğe binin, kente bir de tepeden bakın ve 800 metre yükseklikteki lunaparka gidin! Sovyetler Birliği bölgesindeki en büyük üçüncü parkta eğlenin.

Bir metroya binin ve zaman yolculuğu yapın. Sovyetler’den kalma metronun hala nasıl tamamen Sovyet sistemi üzerinden işlediğini gözlemleyin. Platform katındaki bekçi teyze ile muhabbet edin…

Güzel fotoğraf çekmek istiyorum!

(Fotoğraf: flickr/giorgi gvilava)

Fiziksel olarak büyük bir kısmı yüksek dağlarla çevrili kente yukarıdan bakmak için o kadar çok şansınız var ki…Bence teleferiğe atlayın ve lunaparka geçmeden önce tesisin kenti ayaklarının altına alan lokantasında hem karnınızı doyurun hem de Tiflis’e bir bakın. Yemeklerin (ve içiyorsanız leziz Gürcü şarabı) eşliğinde efkarlanabilir, huşu ya da hayattan üstün zevk alma hallerine geçebilirsiniz.

(Fotoğraf: flickr/Alan1954)

Kentin binaları ve dokuları da fotoğraflanmaya değer. İnsanlar poz vermekte biraz utangaç ama. Aklınızda olsun.

Alışveriş de yapacağım ama…

Sokaktan alışveriş yapın. Özellikle de kuruş fiyatına kilolarca kayısı alın. Sokak kitapçılarıyla, sanatçılarıyla sohbet edin…

Mağazalardan alışveriş yarın. Her uğradığınız uluslararası mağazanın Gürcü alfabesinde yazılmış tabelalarının önünde selfie çekin…

Ne yiyeceğim?

(Fotoğraf: flickr/lobrani)

Gürcü mutfağının büyük ölçüde hamur işleri, peynir ve (domuz) etli yemekler üzerine şekillendiğini hatırlatmakta fayda var. Şarapları ise dünya standartlarında. Bir de şu var: Her öğün yeni yemek yiyin, ama maalesef çeşitler bitmeyecek. Size birkaç öneride bulunayım.

(Fotoğraf: flickr/Bryan Keith)

Kaçapuri, karadeniz pidesine benziyor ama peynir açısından inanılmaz daha çeşitlisi. Çorbalardan çanaki, karço olabilir. Balıkta kesinlikle satsivi soslu çoka balığı. Kinkali yemeği uzakdoğu mantısına benziyor ve birçok çeşidi var. Çurçukela ise tıpkı cevizli sucuk gibi.

Arabalarda direksiyon sağda mı solda mı?

(Fotoğraf: flickr/Gérald Masnada)

Gürcistan’daki araba direksiyonlarının bir kısmı sağda bir kısmı ise solda buluyor! Olay hükümetin direksiyonu sağdaki arabalara vergi indirimi yapmasından sonra başlamış. Siz yine de araba kiralarsanız dikkat edin: Trafik hala sağdan akıyor.

İngilizce mi konuşayım Rusça mı?

(Fotoğraf: flickr/Harmony Centre)

İngilizce bilen o kadar az insan var ki! Eski Sovyet ülkesine geldim diye Rusçanızı ilerletme fırsatı bulacağınızı da düşünüyor olabilirsiniz. Ama benim deneyimim tam tersi oldu: Gürcüler, genel olarak Rusça teşekkür edilmek bile istemiyor. Siz siz olun, “madloba”dan şaşmayın. Ayrıca, insanların Azerice ve Türkçe’ye aşinalığını da unutmamak gerek.

Toplu taşıma mı taksi mi? 

Tiflis’in Sovyetler Birliği’nden kalma sağlam bir metro ağı (tekrar videoyu izlemek ister misiniz?) olmakla birlikte, otobüs ve diğer toplu taşıma araçlarından o kadar iyi olmadığını söyleyebilirim. En azından (havaalanı hariç) gideceğiniz her yerin en fazla 10GEL (yaklaşık 9TL) tutacağını bilmek içinizi rahatlabilir. Binmeden pazarlık ederseniz tabii ki.

Ne! ATM’lerde Türkçe menü mü var?

(Fotoğraf: flickr/Guram Saqvarelidze)

Evet! En sonunda dünyanın bir ülkesinde Türkçe ATM dil seçeneğiyle karşılaşacaksınız. Bunu yazmayıp size sürpriz yapmak için kendimi çok tuttum ama en sonunda teslim oluyorum. Zaten TL çekemedikten sonra ne anlamı var? Çekseniz de Tiflis’te gezerken ne işinize yarayacak? Siz en iyisi ülkenize bu kadar yakın yaşadığınız konukseverliğin keyfine bakın.

Bu Konu Hakkında Söyleyecekleri Olanlara...