SEYAHAT ROTAMIZ PANAMA CITY

Hem Pasifik Okyanusu’nu hem de Atlas Okyanusu’nu görmek istiyorsanız, size Orta Amerika’nın muhteşem şehri Panama City’e gitmenizi öneriyorum. Buranın başkenti çok gelişmiş, kendinizi Newyork’ta gibi hissedebilirsiniz. Yüksek gökdelenleri, masmavi denizi, harika plajları ve palmiye ağaçları ile Panama insanı adeta büyülüyor. Şehir oldukça düzenli ve burada her türden millete rastlamak mümkün. Burada büyük oranda ABD Doları kullanıyorlar, çok az miktarda yok denilecek kadarda olsa Balboa kullanılıyor.

resim-12

Şehir tamamen Amerika kültürü hakim. Yaşam standardı oldukça yüksek ve zengin bir ülke olan Panama nüfusu yaklaşık 4 milyon. Nüfusun yarıdan fazlası ise başkent Panama City’de yaşıyor. Bu ülkenin bir ordusu yok desem nasıl bir tepki verirsiniz. Panama’da halk gücü denilen bir oluşum ülkeyi koruyor. Yaşayanlardan aldığım bilgiye göre, burası 1903 yılına kadar Kolombiya topraklarının bir parçasıymış, fakat Amerika burada iç savaş çıkararak, kanalın inşasını devralıyor ve 1914’de resmi olarak gemilere açıyor. Anlaşmaya göre ise kanalın büyük bir kısmı Amerika’nın kontrolü altındaydı. Fakat 2000 yılından sonra Amerika kanalın yönetimini tekrar Panama’ya verdi. Burası Hong Kongdan sonra dünyanın en çok offshore kayıtlı şirketinin yer aldığı bir ülke. Offshore’un anlamı ise; Vergilerin yüksek olduğu ülkelerde vergi ödememek için ticari faaliyetlerini o ülkenin dışında sürdürerek vergi ödemekten kurtulan şirketler olarak tanımlayabilirim. Burası şehir sınırları dahilinde yağmur ormanlarını barındıran Dünya’daki tek başkent.

resim-13

Burada görebileceğiniz. en görkemli gökdelen F&F TOWER. Görüntüsü burgu şeklinde yapılmış olan bina, mimari yapısı ve şekliyle görülmeye değer. Devrim kulesi olarak da bilinen F&F Tower 2011 yılında Emporis gökdelen ödülünü kazanmış. Mimarisi, mükemmellik ve işlevseliği çok farklı olan bina gelenlerin ilgisini çekmeyi başarıyor. 242.9 metre yüksekliğinde olan binanın dış cephesi tamamen cam ile kaplanmış.

resim-11

Burada görülmesi gereken yerlerin başında ülkenin de aynı zamanda adını alan Panama Kanalı yer alıyor. Panama kanalında devasa gemilerin bu dar kanaldan nasıl geçtiğini izlemek çok zevkli oluyor. Yapımına 1880 yılında başlanan ve 1914 yılında bitirilen kanal  77 kilometre uzunluğunda. Panama City ve Colon şehirleri arasında tepelerle kaplı yağmur ormanlarının kazılarak yapılan kanalın oluşumunda tam 80.000 işçi çalışmış. Çalışan işçilerden yaklaşık 28.000 i ise sıtma ve sarı humma hastalıklarından dolayı hayatını yitirmiş.

resim-10

Kanalı güzelce gezdikten sonra bir diğer gezebileceğiniz yer ise Casco Viejo olabilir. Burası şehir hayatından ve gökdelenlerden sıkılanlar için şehrin tamamen dışına olan sahil kenarında bulunuyor. Buraya geldiğinizde uzaktan tüm Panama City şehrini görebiliyorsunuz. Burası 350 yıllık tarihi olan ve 2 yıl içinde tamamlanan bir sit alanı. Korsanların Panama şehrine saldırmasıyla dönemin Valisi tarafından geçici olarak inşa edilen Casco Viejo o zamandan günümüze kadar gelmiş.

resim-8

Tarihi sit alanı olan 2 katlı ve balkonlu evleriyle burası harika bir yer. Burayı dolaşmak ortalama 1 saatinizi alacak, sonra kendinizi bir cafeye atıp dinlenebilirsiniz. Burada gezerken güneşten korunmak için buranın yerli şapkası olan Panadour şapkalarını takabilir ve sevdiklerinize hediye olarak götürebilirsiniz. Panama Pahalı bir şehir ama görülmeye değer yerlerden birisi.

resim-9

Ülkenin en yüksek dağı olan Baru Yanardağı’nı ziyaret ederek, tırmanış yapabilirsiniz. Bu dağın toplam yüksekliği 3474 metre. Bu dağın nefes kesici muhteşem görüntüsü size eminim ki çok iyi gelecek. Özellikle bulutsuz açık havalarda bu dağdan bakıldığında, hem Atlas hem de Pasifik Okyanusu’nu görebiliyorsunuz.

resim-7

Ülkemizde de sıklıkla izlenen Survivor yarışmasının çekildiği yer olan Cennet Adaları da bu muhteşem Ülkede bulunuyor. Gelmişken adada denize girebilir, doyasıya güneşlenebilir ve doğanın tadını çıkarabilirsiniz.

resim-4

Burada bir de rengarenk ve mis kokulu, bir Çiçekler Vadisi var.  Çiçekleri ve doğayı seviyorsanız Boquete tam size göre diyebilirim. Dağların eteklerinde bulunan bu küçük kasabada sayısız güzelliklere şahitlik edebilirsiniz.

image8

Bocas Del Toro, muhteşem denizi, ağaçları ve görüntüsüyle sizi sizden alıp başka diyarlara götürecek. Bakir koyları ve kamp yapabileceğiniz yerleri ile burası tatilinizin adeta zirvesi olacak.

resim-6

Bu ülkede Pirinç oldukça yaygın üretildiği için oldukça fazla tüketiliyor. Soğan ve limonla yapılan bir balık yemeği olan Ceviche buranın en meşhur yemeklerinden birisi

resim-1

Gallo Pinto adında Barbunya ve pirinçten yapılan yemeği ise burada hemen hemen her restoranda bulabiliyorsunuz.

resim-2

Et veya tavukla yapılan ve peynir eklenerek pişirilen Sancocho adında bir yemekleri de var. Kızarmış muz ise genelde burada yemeklerin yanında beraber getirilebiliyor.Buraya geldiğinizde tropik meyvelerin tadına bakmanızı öneriyorum. Panama City ağırlıkta, Muz, şeker, kahve ve karides ihraç eden bir ülke olduğu için, burada bu ürünlerinde tadına da bakabilirsiniz.

befe7a00553b2d6f5ccbf5d7c70e06d7

 

Aralık ve Nisan ayları arasında burayı ziyaret edebilirsiniz. Ülkemizden Panama City’ye gitmek için, uçak seferleri bulunuyor. Panama’ya uçak yolculuğu ile aktarmasız olarak, 15 saat 40 dakika gibi bir sürede ulaşabiliyorsunuz. Aktarmalı uçuşlarda bu süreye bekleme zamanları ve gidilen rotayı da ekleyerek baz almak gerekiyor.

Panama'da Keyifli Anlar Yaşa!

Bu Konu Hakkında Söyleyecekleri Olanlara...