Seyahat Etmeyi Sevmek İçin 5 Neden

Aslına bakarsanız ilk kez bu yakınlarda düşündüm böyle bir nedenselliği. Çocukluğumdan beri yolculukları hep çok sevdiğim için bir neden düşünmem gerekmemişti hiç. Bir hafta önce bir kadınla tanıştım ve yolculuklardan nefret ettiğini söyledi! Nefret etmek şöyle dursun, merak ettiği bir yere gitme arzusu olmayan bir insan olduğuna dahi ihtimal vermiyordum. Muhabbet sırasında aklıma gelenlerden 5 neden sıralayacağım :

 

1. Yeni Görüş Alanı, Yeni Manzaralar

7680433672_80f0b08a6a_b

Fotoğraf: Jeff S. PhotoArt

Bana kalırsa, her gün görmeye alıştığımız manzaraları bir yerden sonra algılamamaya başlıyoruz. Tabi ki de bakmaya ve görmeye devam ediyoruz ama alışmak algılarımızı bir nebze köreltiyor. Bu durumu en bariz şekilde hissedişim okul yıllarımdaydı. Kampüse ilk kez geldiğim gün aklım başımdan gitmişti. Kapıdan girişimle birlikte ağaçların çeşitliliği, hemen sağımda uzanan boğaz manzarası, İstanbul‘un görebildiğim tepeleri… Olabildiğince yavaş yürümüştüm manzarayı iyice özümsemek için. Her adımda daha da büyüleniyordum. Aylar, yıllar geçtikçe yürüyüşlerim sıradanlaşmaya başlamıştı. Bir zaman sonra, sıradışı ışık kırılmaları ya da büyüleyici bir sis olmadıkça manzarayı farketmiyordum bile.

Seyahate çıkmanın güzelliği tam da burda işte. Zihnin alıştığı ortamdan uzaklaşıldığı ve sürekli yeni manzaralarla karşılaşıldığı için etrafa olan ilgi inanılmaz artıyor ve bu farkındalık sayesinde günün her kesiti daha keyifli geçiyor.

 

2. Anı Yaşamak

4955577831_f1a4426a11_b

Fotoğraf: http://www.flickr.com/photos/mgifford/4955577831/

Herkes deneyimlemiştir, insan çalışırken kendini bir anda geçen hafta yaşadıklarını düşünürken ya da gelecekte bizi nelerin beklediğini düşlerken bulabilir. Yolculuğa çıktığımızda önemli olan hep içinde bulunduğumuz andır. Bu nedenle aklımız geçmiş ya da gelecekle meşgul olmak yerine, günümüzü güzelleştirmekle ilgilenir. Akşam kendimizi nerde bulacağımızı bilmemek veya yarın nerde uyuyacağımızın sürpriz oluşu heyecanımızı yitirmemezi sağlar.

 

3. Yeni İnsanlarla Tanışmak

http://www.flickr.com/photos/baileysjunk/2758126127/

Fotoğraf: http://www.flickr.com/photos/baileysjunk/2758126127/

Yaşadığımız şehirlerde de yeni insanlarla tanışmak, yeni dostlar edinmek mümkün ama çoğumuz bildiğimiz ve yanlarında iyi hissettiğimiz arkadaş gruplarımızla vakit geçirmeyi tercih ediyoruz. Kendimizi güvende hissettiğimiz bu gruplardan uzaklaştığımızda sürprizler başlıyor. Tatilde ayaküstü lafladığımız, birlikte yemek yediğimiz ve hatta dans ettiğimiz insanlar giriyor hayatımıza. Bazılarıyla ilişkilerimiz tatille sınırlı kalmayıp yeni bir dostluk kazandığımız da olabiliyor. Bunları saymasak bile “yaz aşkı” dediğimiz bir olgu var ki bu sadece bir klişeden ibaret değil !

 

4. Alışılmadık Lezzetler

 

Bir çok insan genelde aynı şeyleri yemeyi tercih ediyor. Ne kadar çeşitli beslenmeye çalışırsak çalışalım bir yerden sonra hep alışık olduğumuz yemekler hazırlamayı, bildiğimiz restoranlara gitmeyi tercih ediyoruz. Farklı bir kültürle karşılaştığımızda durum hemen değişiyor. Hiç denemediğimiz yiyecekler bir anda tat duyumlarımızı arttırıyor. Asla yemeyiz sandığımız yiyecekleri denediğimizde büyük keyif alabiliyoruz.

 

5. Evimizin Kıymetini Hatırlamak

9070076002_11d801763e_z

Fotoğraf: http://www.flickr.com/photos/jenx5/9070076002/

Seyahat etmenin belki de en güzel yanı bu… Rutinden bunaldığınız için yaşadığınız şehre haksızlık etmeye başladığınız olmuştur. Bir haftalığına bile olsa şehirden uzaklaşınca, dönüşümüzde kendimizi daha canlı hisseder ve aslında yaşadığımız şehrin ne kadar güzel, enerjik ve mükemmel olduğunu hatırlarız.

 

 

Bu Konu Hakkında Söyleyecekleri Olanlara...