San Sebastian – Donostia

Avrupa tatili dediğimizde akla gelen ilk ülkelerden biri şüphesiz ki İspanya. Ve İspanya dediğimizde de Barselona veya Madrid’den bahsediyoruzdur genelde. Ben de aynı şekilde çıkacaktım yola ama bir kaç tavsiye üzerine San Sebastian gezi listeme eklenmiş oldu. Paris‘ten gece treniyle geldiğimiz San Sebastian bizi, Paris’in kapalı havasından sonra, güneşle ve deniz kokusuyla karşıladı. Bavullarımızı sırtımıza attık ve kalacak bir yer bulmak için yürümeye başladık -turist information ofisi bir hayli yardımcı oluyor bu konuda. Detaylı bir harita veriyorlar ve haritanın üzerinde bölgedeki bütün oteller/ hosteller ve restoranlar var. Ama dikkatli olun San Sebastian deniz -daha doğrusu okyanus- kıyısı olduğu için hafta sonu bir hayli kalabalık oluyor.

Genelde sörfçülerin kaldığı bir hostel bulduk kendimize ve eşyalarımızı bırakıp okyanusa doğru koşturmaya başladık. Tatilimizin bu gününe kadar Kuzey Avrupa’daydık dolayısıyla denize de hasret kalmıştık. Çok araştırmadan geldiğimiz için öyle güzel plaj bulalım diye uğraşmadık, zaten var mı onu da bilmiyorum. İnsanların denize girdikleri bir yeri bulup biz de girmek için adımlarımızı attık. Buradan sonra deniz değil okyanus diye anlatacağım, çünkü ben hayatımda bu kadar büyük ve kuvvetli dalga görmedim! Su çok güzel ama dalgalardan ayakta durmak neredeyse imkansız. Biraz da yosunlu olduğu için biz sarsılmaktan -çok eğlenceliydi orası başka- yüzmeye mi geldik dayak mı yiyoruz anlamadık. Ama yan tarafta sörf yapanların keyifleri yüzlerinden rahatça okunuyordu.

Hevesimizi alıp hostele döndük ve akşam için hazırlanmaya başladık. Ufak tefek şeyler yiyin atıştırın tavsiyesi aldığımız için biz de öyle yapmak üzere dışarı çıktık. Bu ufak atıştırmalıklara pintxos deniyor, her yerde bulabilirsiniz sabah öğle akşam fark etmeden yiyorlar. Bizim denediklerimizden aklımda kalan ekmek arası patatesli yumurta gibi bir şeydi ama deneyin tabii ki! Anlatılanlar üzerine Old Town kısmındaki uzun bar/pub dolu sokaklara gittik. Birbirini dik kesen iki sokak ve totalde 20ye yakın mekan. Her biri farklı ve güzel. Sangria’nizi alıp bir bardan diğerine geçebilirsiniz de herkes çok rahat. Müzikler de eğlendirecek seviyedeydi. Girişler de ücretsizdi.

Klasik yerlerden sıkıldım, değişik kültür, farklı tatlar denemek istiyorsanız, Fransa İspanya sınırındaki şirin tatil şehri San Sebastian size tavsiye edeceğim ilk yerlerden.

Bu Konu Hakkında Söyleyecekleri Olanlara...