San Francisco’da Yapmanız Gereken 16 Şey

San Francisco hakkında ne duydunuz bilemiyorum ama gittiğinizde, beklediğiniz her şeyi ve daha fazlasını bulacağınızın garantisini verebilirim. Çiçek çocuklar dendiğinde akla gelen ilk şehir olan San Francisco başka bir kafa mümkün mü diyen herkesin muhakkak gezmesi, sokaklarını, mimarisini, insanlarını ve ruhunu iliklerine kadar hissetmesi gereken özel bir yer. Hazırladığım listeyi okurken arka fona şu şarkıyı alalım, havaya girelim:

1) Haight-Ashbury’de Çiçek Çocukluğun Tarihine Yolculuk Yapın!

 

Untitled design (4)

 

Haight ve Asbury caddelerinin birleştiği bölgeye ve çevresine verilen isim bu. Kimilerince ‘Hashbury’ olarak da adlandırılan bu bölge 60’lardan beri hippiler için bir mabet olmuş. Janis Joplin, Jefferson Airplane, Jimi Hendrix gibi efsane isimlere ev sahipliği yapmış. 1967 Aşk Yazı’nda Amerika’nın dört bir yanından hippiler yaşamak için buraya yerleşmiş ve etkili bir politik, sosyal isyan dönemi başlamış.Sonra her güzel yer gibi soylulaştırmaya maruz kalmış ve yuppie dediğimiz genç beyaz yakalılarla dolmuş. Şu anda oldukça turistik bir bölge olmasına rağmen biraz hayal gücüyle kendinizi 67 yılında, yuvarlak gözlükler ve başınızda çiçeklerle salınırken görebilirsiniz.İkinci el dükkanlar, fetiş mağazaları, cafeler ve restaurantlarda saatlerinizi harcayabilirsiniz. Müzik severler, cadde üzerinde bulunan Amoeba Music’i mutlaka ziyaret etmeli.

2) Golden Gate Parkında Ufak Bir Piknik Yapın!

 

5905401521_73fa921e31_z

 

Haight Caddesi’nin sonuna geldiğinizde, Golden Gate Parkı sizi bekliyor olacak. Size önerim parka girmeden yakınlardaki Whole Foods’dan kendinize ufak bir piknik için gerekli malzemeleri almak ve bu kocaman parkın yeşillikleri arasında etrafı seyretmek. Bu sırada belirtmeden geçmeyeyim, San Franscisco’da çok fazla evsiz var ama kendilerinden çekinmenize gerek yok. Parkta köpekleriyle sakin, sakin takılıyorlar. Park içinde birçok farklı ağaç ve bitki türüne denk gelebilirsiniz. Ayrıca parkın içindeki müzeleri, gölleri ve farklı sporlara ait sahaları gezebilir spor yapanları izleyebilirsiniz.

 

3) Japon Çay Bahçesini Gezin!

 

640px-Japanese_Tea_Garden,_San_Francisco

 

Golden Gate Parkı’nın ortasında cennetten bir parça var: Japanese Tea Garden ya da Japon Çay Bahçesi. 1894 yılında inşa edilen-yaratılan bu Japon stili bahçede doğanın güzelliklerini ve sükunetini ağzınız bir karış deneyimleyebilirsiniz. Kemerli davul köprü, pagodalar, taş fenerler, taş yollar, yerli Japon bitkileri, koi havuzları ve Zen bahçeleri Japon kültürüne hayran kalmanıza sebep olabilir.

4) Alamo Square’de Jesse Dayı’nın Peşine Düşün!

 

san-francisco-alamo-square

 

Haight-Ashbury’nin diğer tarafında da başka bir San Francisco alametifarikası var: Alamato Meydanı. San Francisco’yla özdeşleşen bitişik viktoryen tarzdaki evlerin en güzel manzarası için buraya gelebilirsiniz. Küçükken “Full House” (Bizim Ev) dizisini izleyenlerin açılış jeneriğinden aşina olduğu bölgede bir fotoğraf çektirmezseniz San Francisco’ya geldiğinize kimse inanmaz.

 

5) Mission’da Şehrin Cool Çocuklarıyla Takılın!

15044888236_98734735b2_z

 

Şehrin cool çocukları nerede? Mission! Farklı kültürlerin, farklı mutfakların biraraya geldiği, rengarank bir mahalle Mission. 70lerde punkların, 80lerde Orta Amerika’dan gelen göçmenlerin yaşadığı mahalle, internet sektörünün gelişimi ve San Francisco’nun bu sektörün merkezi olması sayesinde genç beyaz yakalıların, internet girişimcilerinin ve sanatçıların akınına uğruyor ve kaçınılmaz olarak gentrifikasyona uğruyor. Hala birçok latin amerikalının yaşadığı Mission, en iyi kahvecileri ve en lezzetli sokak yemeklerini bünyesinde barındırıyor. Gitmişken Dolores Park’ta güneşin tadını çıkarmanız, La Taqueria’da taco yemeniz önerilir. Mahalleyi sarıp sarmalayan duvar resimleri ise yarım günü hak ediyor.

6) Little Italy’de Ziyafet Çekin!

222418_10150180806387105_2228267_n

Cıvıl cıvıl, restaurant, barlar ve cafelerin olduğu bir mahalle burası. Coit Kulesini ziyaret ettikten sonra yürüyerek buraya inebilirsiniz, kendinize bir cafe seçip İtalyan kahvenizi ve tatlınızı mideye indirebilirsiniz. Stockton ve Filbert sokaklarının kesişiminde, oldukça popüler bir kahvaltıcı olan Mama’s var. Hafta sonları biraz kalabalık oluyor, erken gitmezseniz yarım saat beklemeniz gerekebilir. Fakat görüntü şu:

226763_10150180806347105_5671643_n

Little Italy’e akşam gidecekseniz,çevrede komedi ve striptiz kulüpleri olduğunu da hatırlatalım.

7) Çin Mahallesinin Altını Üstüne Getirin

 

5278934699_1cec26a0b3_z

Asya dışındaki en büyük Çin Mahallesi San Francisco’da bulunuyor.  1848 yılında kurulduğu günden beri Çinli göçmenlerin kültür ve tarihinde önemli bir yer tutan mahallenin kendine özgü gelenekleri, dili, ibadet yerleri, sosyal kulüpleri ve kimliği var. Bu kültüre daha yakından tanıklık etmek için dükkanlara girip çıkmanız, sokakları gezmeniz yeterli.

8) Blue Bottle’da Kahve İçin, Çarpıntı Yapana Kadar

 

Blue Bottle Brooklyn

 

Oakland merkezli Blue Bottle, aşırı aromalı, kremalı, şekerli, balkabaklı, tarçınlı vb. kahvelerden sıkılan bir kahve delisi tarafından 2002 yılında açılmış. Aşırı detaylı kahve yapımı rehberlerinden bu işi ne kadar ciddiye aldıklarını görebilirsiniz. Eğer kahve seven biriyseniz San Francisco’da 6 şubesi bulunan Blue Bottle’a uğramadan San Francisco’dan ayrılmayın.

 

9) Alcatraz’dan Kaçılır Mı, Kaçılmaz Mı Kendiniz Karar Verin!

5905997340_be716c9a52_z

 

Dünya’nın kaçılması en zor hapishanesi olarak bilinen, Amerikan filmlerinde sık sık adı geçen Alcatraz’da 1963 yılına kadar Amerika’nın en azılı suçları cezalarını çekiyormuş. Al Capone bu isimlerden biri. Şu anda ise ada bir müze olarak kullanılıyor. Eski mahkumların ses kayıtlarını dinlemek için hapishane turuna katılabilirsiniz. Bunun dışında ada az bulunan çiçeklere, bitkilere, deniz kuşlarına ve deniz canlılarına da ev sahipliği yapıyor.

10) Sausalito’da Huzur Bulun!

5906009684_2e21ba6c05_z

Şehrin biraz dışındaki küçük ve şirin kasaba Sausalito’ya 30 dakikalık bir deniz otobüsü yolculuğuyla ulaşabilirsiniz. Küçük bir tatil kasabası görünümündeki Sausalito’nun popülasyonunu çoğunlukla 50 yaş ve üstünde oluşuyor. Herkes yattan yeni inmiş gibi, lacivertli beyazlı. Bol yeşillikli, birbirinden güzel evlerin olduğu çoook huzurlu bir yer. Dönüş için otobüsü tercih edebilirsiniz, böylece Golden Gate köprüsünden de geçmiş olursunuz.

 

11) Lombard Street’ten Kıvrıla Kıvrıla İnin!

 

7442365504_e6d71b1dd6_b

 

Dünyanın en kıvrımlı sokağını görmek ister misiniz? Lombard Sokağı ancak bir Tim Burton filminde karşılaşabileceğinizi düşündüğünüz bir görünüme sahip.  Mülk sahibi Carl Henry tarafından önerilen,  araçların ve yayaların rahatça çıkabilmesi için tasarlanan yol 1922 yılında inşa edilmiş. Gidip görmenizi öneririm.

12) Coit Tower’dan San Francisco Manzarasını İzleyin!

5905367229_7d8bb4ce9b_b

Telegraph Hill’de bulun Coit Kulesi, 1933 yılında inşa edilmiş. Kulenin tepesine çıkarsanız, San Francisco’nun 360 derecelik panoramik manzarasını izleyebilirsiniz.

13) Fisherman’s Wharf’da Turistliğin Dibine Vurun!

 

5905410847_409e4dbb29_z

 

Fisherman’s Wharf  ya da Balıkçılar rıhtımı, San Francisco’nun en turistik bölgelerinden biri. İçinde hediyelik eşyacılar, restaurantlar ve oyun salonları olan Pier 39’u, bir alışveriş merkezini , akvaryumu ve Deniz Memelileri Merkezini barındırıyor. Bana göre Pier 39’un en güzel yanı çevresinde görebileceğiniz denizaslanları.

14) Baker Beach’te O Meşhur Köprüyle Bir Fotoğrafınız Olsun!

rsz_shutterstock_92995588

Golden Gate manzarası için bence en güzel seçenek Baker Beach. Şehrin kuzeyinde, 800 metre uzunlukta olan plajda denize girebilir, güneşlenebilir piknik alanında mangal yapabilirsiniz. Baker Beach’e gitmeyi düşünenlere iki uyarım var: 1. Güneşli hafta sonlarında oldukça kalabalık olabiliyor, 2. Plajın kuzeyi çıplaklar plajı.

 

15) Palace Of Fine Arts’da Görsel Şölen Yaşayın!

640px-Palace_of_Fine_Arts_SF_CA

San Francisco’nun şahane köşelerinden biri de Palace Of Fine Arts, yani Güzel Sanatlar Sarayı. Eğer parklar ve mimari ilginizi çekiyorsa bu Greko-Romen esintili manzaraya bayılacaksınız. Bu görüntü o kadar popüler ki, düğün fotoğrafı çektirmek için buraya akın eden onlarca gelin ve damatla karşılaşmanız mümkün.

16) Castro’nun Renklerine Şapka Çıkarın!

230228_10150180803952105_1766962_n

 

San Francisco, LBGTİ topluluğun oldukça kalabalık olduğu şehirlerden biri. Düşünün ki bir düzcinsel “i don’t do boys” yazan bir rozet takıyor. Bu bilgiyi vermemin iki sebebi var öncelikle, San Francisco’nun ne kadar özgürlükçü ve toleranslı insanlara ev sahipliği yaptığının altını çizmek, ikincisi de Castro mahallesinden bahsetmek. Dünyanın en büyük gay mahallesi olarak tanınan Castro adını mahalledeki meşhur tiyatro salonundan alıyor. Harvey Milk’in dükkanı da eskiden buradaymış, tabi o zamanlar burası o kadar güllük gülistanlık değilmiş. 1980’lerdeki AIDS dalgasında çok ciddi yaralar almış. Artık her yerde ‘güvenli seks’ afişleri var.

Our Readers Comments

  1. ABD’de en merak ettiğim iki şehirden biridir San Fransisco. Şehri gayet güzel bir şekilde anlatmışsınız, hiç sıkılmadan okudum.

    Teşekkürler, elinize sağlık Gözde Hanım.

    • Ben teşekkür ederim, mutlu ettiniz 🙂

  2. Sayenizde gezmiş kadar oldum. Yeni Yazılarınızı bekliyorum. Elinize sağlık

  3. Bir sehir bu kadar kisa ve ayni zamanda da bu kadar detayli anlatilabilir, cok severek okudum, seyahatimde yanimda bulundurmak uzere print ettim, tesekkurler

    • Çok teşekkürler! Umarım keyifli geçer 🙂

  4. O meşhur köprüyü görmek nasip olur insallah 😀

  5. Harika Yazı olmuş teşekkürler bir gün mutlaka gideceğim bilgi olsun kulağımıza küpe olsun

  6. 1 yıl kaldığım şehir. Gerçekten güzel özetlemişsiniz. Ancak şehrin dokusunu yaşamadan anlamak gerçekten güç. Union Square den bahsetmiş olsaydınız alışveriş severler içinde oldukça ilginç olurdu. Ayrıca şehr,n simgelerinden biri olan Cable Car ve müzeside ilginç ve güzel.

  7. Gerçekten adamların zevkleri güzel sizinde yazınız çok başarılı olmuş tebrik ederim.

  8. Çok guzeldi

  9. Çok güzel bir yazıydı.Gitmiş gibi oldum.Elinize sağlık

  10. Adamlar yeni ülke olduklarından sanırım yapılaşması modern ve iyi . Sizede teşekkür ederim bir sehir bu kadar kisa ve ayni zamanda da bu kadar detayli anlatilabilir,

  11. Bir sehir bu kadar kisa ve ayni zamanda da bu kadar detayli anlatilabilir, cok severek okudum, seyahatimde yanimda bulundurmak uzere print ettim, tesekkurler.

Bu Konu Hakkında Söyleyecekleri Olanlara...