Rüzgarlı Şehir: Chicago

Amerika’nın New York ve Los Angeles‘tan sonra üçüncü büyük şehri olan Chicago, ismini yörede çok yetişen “yaban sarımsağı”ndan alır. 1837’de kurulan Chicago, kuruluşunu takip eden onlarca yıl boyunca “dünyanın en hızlı büyüyen şehri” ünvanını hiç kimselere kaptırmaz. 1871’deki büyük yangın şehre büyük zarar verse de, bu yangın sonrası şehir yangına dayanıklı metal/taş yapılarla tekrar kendisini toparlar.

By: Rhys A.

Her hızlı büyüyen şehirde olduğu gibi, şehir ciddi bir göçmen nüfusunu barındırmaktaydı. 1900 yılında şehrin %77’si yabancı göçmenlerden ya da onların çocuklarından oluşmaktaydı.  Bu dönemlerde şehrin nerdeyse tamamı beyazlardan oluşurken, bugün beyazların oranı %45’e düşerken, siyasilerin oranı ise %33’e yükselmiştir.

Chicago, aynı zamanda 1920’lerdeki alkol yasağı döneminde mafyanın da yerleştiği bir şehir haline gelmiştir. Amerika’nın belki de en ünlü mafya babası Al Capone, New York doğumlu olmasına rağmen, Chicago’ya yerleştikten sonra üne kavuşmuştur.

 

Birinci ve İkinci Dünya Savaşları döneminde de gelişimine devam eden şehir, Manhattan Projesi kapsamında yapılan dünyanın ilk nükleer reaksiyonuna da Chicago ev sahipliği yapmıştır.

Londra ve Paris‘in önünde dünyanın GDP’si en yüksek 4. şehri olan Chicago, Amerika içerisindeki jeopolitik önemine yakışır bir biçimde sadece 200 sene içerisinde dünyadaki sayılı şehirden biri haline gelmiştir.

Bu Konu Hakkında Söyleyecekleri Olanlara...