Mardin’in Renkleri: Gezin, Görün, Tadın

Yukarı Mezopotamya’nın şiirsel kenti Mardin, yüzyıllar boyunca Arami, Ermeni, Kürt, Türk, Arap ve Yezidilerin beraber yaşadığı bir kent olarak biliniyor. Kent, İstanbul’dan havalimanı ile 1 saat 30 dakikada ulaşmak mümkün. Mardin’i görmeye Artuklu’dan başlamak gerekiyor. Artuklu, artık Mardin merkezinin yeni adı. Artuklu’ya girerken yollar ikiye ayrılıyor. sağdan giden yol Mardin’i ‘gerdanlık’ gibi görmek isteyenler için tercih ediliyor. Soldan giden yol ise tam çarşıya yani Cumhuriyet meydanına çıkıyor. Cumhuriyet Medyanı’na doğru ilerlerken dar caddenin etrafındaki şarap evlerinden gözümü; kahve kokusundan burnumu; lokantalardaki yemeklerden de kendimi alamıyorum. O yüzden bu yazıda, gezilecek yerlerden çok denenecek tatlara yer verdim.

Doğaüstü bir varlık: Şahmeran

1

“Binlerce yıl önce yedi katlı yeraltında Tarsus’ta yaşayan yılanlar vardı. Meran adı verilen bu yılanlar, gerçekten akıllı ve şefkatli idi. Onlar barış içinde yaşarlardı. Meranların kraliçesine Şahmeran denirdi. O genç ve güzel bir kadındı. Efsaneye göre, Sahmeranı gören ilk insan…” Şahmeran daha çok güney, orta ve doğu Anadolu resminde, masallarında, hikâyelerinde rastlanan akıllı ve iyicil olarak tanımlanan bellerinden aşağısı yılan, üstü ise insan şeklindeki Maran adı verilen, doğaüstü yaratıkların başında bulunan ve hiç yaşlanmayan, ölünce ruhunun kızına geçtiğine inanılan varlık diye biliniyor. Mardin yöresinde Şahmeran bir resimle tasvir edilir ve Şahmeran ustaları tarafından yapılan tablolar evlerin duvarlarını süsler. Mardin, Artuklu’da küçük bir atölyesi olan Hasan Usta, şahmeranı bakıra ve ahşaba işliyor. Mardin’de ziyaret edilmesi gereken, çok hoş bir atölyesi bulunuyor. Ayrıca ziyaretçileri arasında Angelina Jolie de var.

Gümüş işleme sanatı: Telkari

2

Mardin yöresine ait bir gümüş işleme sanatı olan telkari, tamamen elle yapılıyor. Geçmişi Milattan Önce 3000’li yıllara dayanan işleme sanatı, bu topraklardan Sicilya ve Venedik’e kadar geniş uygulanma alanları bulmuş. Mardin, Artuklu’da cadde boyunca birçok telkari dükkanı görmek mümkün. Telkari ustaları ise sokak aralarındaki atölyelerinde gümüşe şekli veriyorlar. İster kişisel aksesuar ister süs eşyası olsun, her nesneyi el emeği göz nuru ile işliyorlar. Bu sanatı daha çok Ermeni ve Süryani ustalar icra ediyordu. Şimdi ise onlar sayesinde telkari sanatı Mardin sınırlarını aştı. Ama yine de en güzel desenler ile işlenen telkari Mardin’de bulunuyor. Artuklu’daki caddelerde hoş bir yürüş ile beraber her bir telkari dükkanına bakmak, en güzel desenleri bulmanızı kolaylaştırabilir.

Bakıra işlemeciliği: taslar, sürahiler, tavalar…

3

Bakır eşya, bakırdan ve pirinç diye tabir edilen çinkonun karışımından elde edilen maddeden işlenerek yapılıyor. Mardin’de bakır işlemeciliği eskiye dayanıyor. Çarşıya yakın dükkânlardaki bakır ustaları evlerden getirilen bakırları kalaylıyorlar. Atölyelerin dışına kadar taşan kalaylanmış bakırdan eşyalar, hem yerel halk hem de turistler tarafından ilgi görüyor. Zaten bir Mardinlinin evine veya bir yöresel restorana giderseniz, yemekleri bakır ile size servis ettiğini göreceksiniz. Bakır kaplardan yemekler de ayrı bir lezzetli oluyor.

Mardin mutfağı: Sembusek, içli köfte, mumbar

sembusek

Kendine has lezzetler sunan Mardin mutfağı, hem göze hem de mideye bayram yaşatıyor. Yemek bir kültür olayıdır. Kültür, bir yöre halkının, belirli bir toplumun yarattığı maddi ve manevi değerlerin toplamıdır. Böyle olunca da Mardin yemekleri, şehrin çok kültürlülüğünü yansıtıyor. Bu kentin mutfağı, doğu mutfağından biraz farklılaşıyor. Ciğer, kebap, kuzu şiş gibi sadece ham etin öne çıktığı yemekler yerine, kızarmış içli köfte, haşlanmış içli köfte, kaburga dolması, mumbar ve sembusek yani kapalı lahmacun yemek masalarında daha çok yer alıyor. Sembusek, lahmacun ile aynı malzemeden yapılıyor.  Kapalı olduğundan, lahmacundan daha çıtır. Şöyle bir handikabı var: Kapalı olunca, üzerine kıvırcık, domates ve soğan eklenemiyor. Onun dışında fazlası var eksiği yok diyebilirim. Mardin, Artuklu’da bulunan Yasemin Restoran, taş fırını ile sadece lahmacun ve sembusek yapıyor. Sembusek yemek için doğru bir yer.

Mavi badem, karpuz çekirdeği, şekerli leblebi

1

Buradaki kuruyemişlerde sadece Mardin’e özgü çerezlere rastlarsanız şaşırmayın. O kadar fazla çeşit çerez, rengârenkler. Mardin’de ıslak ve tuzlu karpuz çekirdeği ayçiçeği çekirdeğinden fazla tüketiliyor. Şekerli leblebi ise özellikle çocukların vazgeçilmesi. Mavi badem çok değerlidir. Öyle ki bayramlarda çikolata ve şekerin yanında ikram ediliyor. Buraya özgü cevizli pekmezli sucuk ve bademli pekmezli sucuk damakları tatlandıracak harika bir lezzet. Artukbey şehir merkezindeki birkaç şubesi ile bunların tümünü bir arada yerlilerin ve turistlerin ilgisine sunuyor.

Kahve tiryakileri için: Erdoba Kahvesi

2

Kahve’nin Etiyopya ve Yemen’den sonraki durağının Mardin olduğunu söylesem, kahve çeşitlerini duyduktan sonra bana hak verirsiniz. Acı kahve mırranın bu bölgede yoğun bir şekilde tüketildiğini biliniyor. Kahveye de kendi kültürlerini dokunduran bölge halkı kahveyi şekilden şekile sokmuş. Süryani, Menengiç, Yemen, Kakuleli, Merin ve Erdoba sayabildiğim kahve çeşitlerinden. Çoğu da kahve ustalarının karışımlarından ortaya çıkmış. Özellikle Erdoba Kahvesi, kahve ile arası iyi olmayanları bile tiryakisi edebilir. Bu karışım 1949 yılından beri kahvecilik yapan Yemen Kurukahve’nin üçüncü kuşak ustası tarafından biliniyor.

Şarapçılığın tarihi: Süryani Şarabı

4

Mardin’de şarapçılık çok eskidir, bölgede üzüm bağlarının yoğunluğunun da bunda payı var. Bağlardan toplanan üzüm bir kesim tarafından pekmez diğer kesim tarafından ise şarap için kullanılırdı Önceleri şarabı kendileri için üretmeye başlayan Süryani halkı, zaman ile bunu uzaklardan gelen dostları ile de paylaşmaya başladı. Birçok Süryani esnafın tezgâhının altında muhakkak bir şişe şarap bulunurdu. Bu esnaf bir telkâri ustası da olabilirdi, kahveci de olabilir. Şimdi ise Mardin caddelerinde sadece şarap satan çok fazla yer bulmak mümkün. Süryani Şarabı damakta çok hoş bir tat bırakır. Kırmızı şarap için manastır, turabdin, ninve, sargon ve klasik; beyaz için ise shilul seçenekler bulunuyor.  Mardin, merkez çarşısında bulunan Sargon Şarapçılık leziz ve kaliteli şarap için tam güven veriyor.

Her derde şifa: Bıttım Sabunu

3

Mardin çarşısını renklendiren bir başka dükkân da sabunculardır. İçinde her renkten her tondan sabun bulunuyor. Sadece renkleri değil, özleri çeşit çeşit. Menengiç yağından yapılan sabun yani bıttım sabunu en çok ilgi göreni. Tabi bunun yanından zeytinyağından, argan yağından, defne yağından yapılan onlarca sabun bulunuyor. Her birinin de faydası türlü türlü. Sabuncudaki sabunlarda sadece ölüme çare yok. Onun dışında her derdin dermanı burada.

Uluslararası Mardin Havalimanı

5

Mardin’e birkaç havayolu şirketinin doğrudan düzenli seferleri bulunuyor. Ayrıca Yeni tamamlanan havalimanı da uçuş öncesi ve sonrasını ayrı bir keyifli kılıyor.

 

 

Our Readers Comments

Bu Konu Hakkında Söyleyecekleri Olanlara...