Lizbon’a Kanınızı Kaynatacak 15 Şey

lizbon3

İstanbul nasıl Avrupa’nın en doğusundaysa, Lizbon da bir o kadar en batısında. İster zıt kutupların birbirini çekmesi deyin, ister sıcak iklim insanı deyin, bu iki şehir ve insanlarının birbirine çok benzer bir hali var. İstanbul’dan Lizbon’a gidince insanın hemen içi kaynıyor. Nasıl mı? Listeye bir göz atın. (Fotoğraflar: Barış Mumyakmaz)

1) Boğaz Köprüsü!

Evet, yanlış duymadınız. Onların da Boğaz Köprüleri var. 1966 yılında açılan 25 Nisan Köprüsü, 2.277 metre uzunluğuyla dünyanın 27. en uzun köprüsü özelliğini taşıyor. Her ne kadar San Francisco’da Golden Gate Köprüsü’ne daha çok benzese de, 25 Nisan Köprüsü manzaralı ve şarabınızı yudumlayarak efkarlanabileceğiniz yerler düşünülmüş.

2) Portekiz Kahvesi ve Belem Çöreği

Portekiz kahvesi dediğimiz şey aslında espressodan başka bir şey değil. Hani Türkiye’de kahve denince insanın aklına “Türk kahvesi” geliyorsa, burada da bu kahve için aynı şey geçerli. Belem Çöreği de, turta olmakla birlikte, Lizbon’da sabah kahvaltısının iki vazgeçilmezi olarak gözüküyor. Ama bunları kesinlikle ev ziyaretinde söylemeyin, çünkü bütün Portekizliler kahve ve çörek keyfini mahalle cafelerinde yapmayı tercih ediyor.

3) Portekiz udu ve fado

Portekizlilerin gitarı bizdeki uda çok benziyor. 12 telli bu çalgıyı çalabilmek için iki teli çekmen gerekiyor. Ve sonra başlasın fado! Geleneksel olarak Portekizli kadınların denize giden kaybettikleri kocalarını/sevgililerini anmak için yaktıkları ağıtlardan oluşan fadolar, biraz bizdeki arabesk, biraz da genel olarak eski endülüs müziğinin tadını veriyor. Fado dinlemek için insanların bizdeki meyhane havasında mekanlara gittiklerini hatırlatmamıza gerek yok sanırım.

4) Ağzına kadar dolu kadehler

İşte o fado mekanlarından birine ya da sadece bir restorana gideceğiniz zaman size getirecekleri şarap böyle bir dolu kadeh içinde olacak. (Kesin bilgidir, efendim. En az 5 mekanda denendi!)

5) Balık çorbası

Şarabı bol fado gecelerinden sonra da olur, herhangi bir büyük eğlence yemeğinden sonra da olur, hasta olunca da olur, balık yemeği artınca da olur. Yanında sıcacık ekmek ve üzerine sürülen tereyağıyla en güzel olur, bizden söylemesi.

6) Balıkçı el kremi

Yalnızca Norveçli balıkçıların el kremine ihtiyacı yok. Portekizli balıkçılar da en az Norveçli meslektaşları kadar çalışkanlar ve belki bir nebze daha çılgınlar ki, ülke topraklarından binlerce kilometre uzakta yetişen morina balığını milli yemek olarak kabul ettirmişler. Takdir etmemek elde değil. Siz en iyisi bir el kremi alın.

7) Süper bock!

Nasıl olur demeyin! Lizbonlular, bu birayı dünyaya açılmadan önce üretmiş olmalılar! Süper olduğu kesin ama gerisini kestirmek güç!

8) Renkli tuvalet kağıtları

Birası o biçim olan bir ülkeden daha az garip bir tuvalet kağıdı çıkamazdı zaten…

9) Balkonlara asılan çamaşırlar

Portekiz genelinde çoğu evde ısıtma sistemi olmadığını biliyor muydunuz? Onlar da çözümü balkonlarda bulmuşlar. Ülkeye kış denilen şey kelimenin tam anlamıyla “kırk yılda bir” uğruyor.

10) Çiniler

Çini kelimesi gerçekten Çin’den gelir. Portekizliler, bu sanatı Çinliler’den öğrenmiş. Bizimkilerden çok farklı şeylere rastlayacaksınız. Özellikle de apartman binası yüzlerine yapılan Çinilere bayılacaksınız.

11) Gülbenkyan Müzesi

Kim tahmin edebilirdi bir Anadolu insanının Portekizlere gidip de ülkenin en önemli sanat merkezi ve müzelerinden birini kuracağını…Lizbonlara kadar gelmişken, Gülbenkyan’a hürmet etmemek olmaz. En azından bir bahçesine gidip piknik yapın.

12) Konserve kutuları

Belki de o piknikte şu göreceğiniz şipşirin balık konservelerinden birini açıp sandviç yapacaksınız. Kim tutar sizi! Ayrıca Türkiye’ye dönerken yanınızda hediye olarak da götürebilirsiniz.

13) Ginjinha

Karnınızı iyice doyurun ve bitin bir Ginjinha dükkanının başına! Bu vişne likörü hazımsızlığa iyi geliyor ve epey bir tatlı olduğu için tatlı öğününüzü de dolduruyor.

14) Eski dünyanın kıyısında olmak

Eğer biraz vaktiniz ve imkanınız varsa (bir araba kiralayın ya da arabalı bir arkadaş edinin), hemen kendinizi Atlas Okyanusu’nun kıyısına atın. Bu fotoğraf, Lizbon’a 1.5 saat uzaklıktaki ama aynı anda Avrupa kıtasının en batı noktası olan Cabo da Roca’dan çekildi. Şu an Amerika kıtasına bakıyorsunuz, efendim.

15) Kaşifler anıtı

Vasco de Gama, Ferdinand Macellan, Bartolomeu Dias, Pedro Álvares Cabral ve niceleri…Giderayak sizi ortaokul coğrafya dersi turuna çıkarıyor değilim. Toprağında bu insanları yetiştirmiş bir ülkeye gitmek belki de içinizdeki Evliya Çelebi’yi, İbn Battuta’yı ortaya çıkaracak sadece. Benden söylemesi.

Our Readers Comments

  1. HA HAY MASALLAH DESENIZE

Bu Konu Hakkında Söyleyecekleri Olanlara...