İzmir’in Tarihi Levanten Evleri

Levantenler, İzmir’in tarihinde çok önemli bir yere sahip. Osmanlı İmparatorluğu zamanında gelişen ticaret sayesinde birçok Avrupalı tüccar Osmanlı’ya gelip ticaret yapmış ve sonrasında buraya yerleşmiş, yoğun olarak İzmir ve İstanbul’da hayatlarını sürdürmüşlerdir. Levantenlerin varlıklı ve eğitimli kişiler oldukları konusunda bir genelleme yaparsak çok da yanılmayız diye düşünüyorum. Levantenler çoğunlukla sanata ve tarihlerine düşkün kimselerdir, bunu da geçmişlerine olan bağlılıklarından rahatlıkla söyleyebilirim. Güzel İzmir içinse gerçekten gözardı edilemeyecek kadar değerli bir miras bırakmışlardır. Bugün İzmir’de demiryolu, bankacılık, mimari ve belediyecilik gibi şehrin gelişimine katkısı olacak birçok şeyde Levantenlerin parmağı vardır. Lozan Barış Anlaşmasından sonra kaybedilen ticari ayrıcalıklar ve gayrimüslimlere uygulanan yasaklar yüzünden bir çok Levanten Avrupa’daki ana vatanlarına geri dönmüş bazıları ise İzmir’de kalmayı tercih etmiştir. Ki aslında yüzyıllar içinde İzmir onların da ana vatanı haline gelmiştir, bir çok İzmirliden daha İzmirli olmuşlardır. Genel olarak İzmir’de Karşıyaka (Kordelio), Buca (Boudja), Bornova (Bournabat) ve Alsancak’da (Punta) semtlerinde ikamet etmişlerdir. Bize de hayran hayran baktığımız bu güzel köşkleri, evleri bırakmışlardır.

Aliotti Köşkü

aliotti_geziko

 fotoğraf: nomadicniko.com

Burası Aliotti ailesinin köşküdür. Yapımı 1900’lerin başlarına dayanıyor. Çok uzun zaman önce İzmir’in ünlü işadamı Durmuş Yaşar burayı satın alarak kurduğu vakfa bağışladı ve şu anda bir eğitim merkezi olarak çalışmalarını sürdürüyor. Aliotti ailesi İzmir’in önemli ailelerinden birisiydi, Buca’da ( eski adı boudja) her gün gördüğü Hasan Ağa parkının da sahibi Aliotti ailesiydi ki zaten o zamanlar Buca üzüm bağları ile ünlü bir yerdi. Sonrasında parkı Hasan Ağa adında biri satın aldı ve etraftaki köylülerin kullanımına açtı. Aliotti ailesi genel olarak halı ticareti ile uğraşıyordu.

Lochner Köşkü

lochner_geziko

fotoğraf: levantineheritage.com

Ev yine 1900’lerin başında yaptırılmış olup, Alman Lochner ailesine aittir. Evi yaptıran ise Amedee Lochner’dir. Zamanında ticaretle uğraşan bir ailedir. Her tarihi  ve güzelev gibi karmaşık bir tarihe sahiptir: 1970’lerde Epikmen’lere satılmış, 2001’de tekrar satışa çıkarılmış ve yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. 2003-2004 senelerinde restorasyona giren ev, yukarıda gördüğünüz görünümüne kavuşmuştur.  Ailenin kimi üyeleri hala Amerika, Almanya ve İzmir arası gidip gelmelere devam ediyorlar.

Penetti Köşkü

penetti_geziko

fotoğraf: nomadicniko.com

Köşk Karşıyaka’da ikamet eden İtalyan Penetti ailesinin adına Armando Penetti tarafından 1930larda yaptırılmıştır. Köşk yaptırılırken İtalya’dan da malzeme getirtilmiş olup Venedik’deki bir saray örnek alınmış ve o saraya sadık kalınarak yapılmıştır.  Aile zamanında makine ve makine malzemeleri ticareti ile uğraşmış ayrıca tuğla işinde de bulunmuştur ve hala İzmir’de yaşamaya devam etmektedirler. Penetti Köşkü ise bir anaokulu olarak işlev görmektedir.

Van Der Zee Köşkü

vanderzee_geziko

 

Köşk gemi ticareti işi ile uğraşan Hollanda’lı Heinrich Van Der Zee tarafından yaptırılmıştır. Yapım tarihini tam olarak öğrenemesem de muhtemelen 1900’lerin başında inşa edilmiştir. Köşk ayrıca zamanında Hollanda konsolosluğu olarak da hizmet vermiştir. Ayrıca ailenin burada doğup genç yaşta vefat etmiş çocuklarının anısına bir anıt yapı da Karşıyaka St. Helene Katolik Kilisesinde bulunmaktadır. Köşk zamanında restorasyon işleminden geçmiş olup şu anda bir restoran olarak hizmet vermektedir.

De Jongh Köşkü

dejongh_geziko

fotoğraf: levatineheritage.com

Buca’da bulunan yapı 1800’lerin sonlarında Felemenk asıllı İngiliz De Jongh ailesi adına yaptırılmıştır. Bir çok Levanten evinde görüldüğü üzere bahçede bulunan havuz maalesef günümüze ulaşamamıştır. Ev 1930 yılına doğru bir Alman konsolosuna satılmış, sonrasında İtalyan Sperco ailesinin ve ondan sonra ise İtalyan Aliberti ailesinin mülkü olmuştur. Uzun yıllar boş kaldıktan sonra 2001 yılına kadar okul olarak hizmet vermiştir, şu anda ise bildiğim kadarıyla Şifa Üniversitesine ait araştırma ve eğitim hastanesi olarak hizmet vermektedir. Bahçesi o kadar büyük ki içine sanırım böyle bir köşk daha sığabilir. Bahçedeki asırlık ağaçları görmeye bile gidebilirsiniz! Köşkün eski fotoğraflarını şuradan görebilirsiniz.

 Rees Köşkü

rees_geziko

Şu anda 9 Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanlığı olarak kullanılmakta olan köşkün 1900’lerin başlarında inşa edildiği düşünülüyor. İngiliz Rees ailesi İzmir’e demiryolunun gelmesinde önemli bir rol oynamıştır. Yapı Kraliçe Victoria’nın yazları kullandığı yazlık sarayından esinlenerek inşa edilmiştir. Rees ailesi demir yolu işinin yanı sıra gemicilik işleri de yapmıştır. Hatta doğruluğundan emin olmamakla beraber bir hocamdan burasıyla ilgili şunları duymuştum: Köşkün sahiplerinin bir kızı tekerlekli sandalye kullanıyormuş, yürüme güçlüğü çeken biriymiş, bu yüzden demiryolu inşa ederken köşkün önüne kadar getirmişler. Halen gittiğinizde binanın hemen önündeki istasyonu görebilirsiniz. Hala bir çok orijinal kaplama ve eşya yerinde durmaktadır.

Baltazzi Köşkü

baltazz_geziko

Yapının tarihi 1860’lara kadar gitmektedir ve Baltazzi ailesine aittir. Ayrıca 1863 senesinde Osmanlı şehzadesi Abdülaziz de burada misafir edilmiştir. Yapı muhtemelen Dimostanis Baltazzi adına yaptırılışmıştır. 1890 senesinde Ermeni Tekvor Spartaliyan burayı satın almıştır. 1922 senesine kadar yunan yetimhanesi olarak da kullanılan yapı, Amerikan Kızılhacı’nın yetimleri Yunanistan’da bir yere taşımasıyla okula dönüştürülmüştür. Ve şu anda güzel sanatlar lisesi olarak hizmet vermektedir. Ayrıca bahçede gördüğünüz heykel de Dokuz Eylül Üniversitesi bahçesine taşınmıştır.

Forbes Köşkü

forbes_geziko

 

Forbes köşkü, levanten köşkleri arasında en güzellerinden birisidir, gerçekten güzelliği Buca’daki diğer köşklerden daha belirgindir. Yalnız makus bir tarihe sahiptir, köşk 1908’de inşa edildikten bir sene sonra yanıyor ve 1910 yılında tekrardan inşa ediliyor. Zamanında ev hakkında çeşitli dedikodular da yayılmıştır. Ev çevreye hakim bir tepenin üstünde kuruludur ve ev hakkında çevre köylüler tarafından büyülü olduğuna dair söylentiler çıkmıştır. Ayrıca evin 1909 senesinde yanmasına sebep olan şeyin ise kıskanç bir metres ve hizmetli olduğu söyleniyor. Aile meyan kökü ticareti ile uğraşmıştır,  ayrıca tren yolunun da evin yakınından geçmesi için para verdiği söylenmiştir zamanında ama bu tarihler itibariyle imkansızdır. Forbes kökşü ayrıca Buca’daki Forbes caddesine de adını vermiştir. Aile 1920 senelerinde Amerika’ya gittikten sonra Whittall ailesi üyeleri burada yaşamış ve  1950 senelerinde ise SGK’ya devredilmiştir ve hala Buca devlet hastanesi bahçesinde bulunmaktadır.

Giraud Köşkü

giraud_geziko

Köşk 1860 yılında Edmund Giraud tarafından inşa ettirilmiştir. Aile tekstil işiyle uğraşmakta olup, Edmund Giraud’un babası William Giraud ülkemizde tekstil işini fabrika düzeyinde yapan ilk kişilerden biridir. Pamuk tekstili işinde öncü kimselerdendir. Ev 1994 senesinde el değiştirip başka bir aile tarafından satın alınmıştır.

Paterson Köşkü

paterson_geziko

Paterson Köşkü 1850 yıllarda İskoçya’lı mısır tüccarı John Paterson Leith tarafından inşa edilmiştir. Kendisi mısır dışında bir çok ticari girişimde bulunmuş birisidir. Köşk devasa bir alana sahiptir, 133 dönüm arazi üzerine 38 odalı bir köşktür. Türk ordusu 1922 yılında İzmir’e girince aile 9 ay kadar Yunanistan’da yaşamış, kaos yerine düzen hüküm sürünce geri dönmüş ve evlerini bıraktıkları gibi bulmuşlardır. 1972 yılına kadar ev olarak kullanılmıştır ama bugünkü hali içler acısıdır. Umarım yakın zamanda restore edilir ve eski ihtişamlı günlerine döner.

Edwards Köşkü

edwards_geziko

Köşk günümüzde Murat köşkü olarak bilinse de asıl adı Edwards köşküdür. Köşkün arazisi 1820 senelerinde James Whittall tarafından Edwards ailesine satılmıştır. İngiliz ordusu mensubu Charles Edwards, ordunun Mısır’dan geri çekilişi sırasında İzmir’e yerleşmiş ve burada vefat etmiştir. Ardından oğlu Anthony Francis Edwards 1830 yılında burada ticaret hayatına girmiştir. Demiryolu ve gaz şirketleri ile İzmir’e katkıda bulunmuştur. Köşkün diğer adının Murat olmasının sebebi ise Francis Edwards’ın kızı Emily, Constantin Murat isimli biriyle evlenmiştir ve isim buradan gelmektedir. Köşk 1930 senelerinde Alailyeli Zade Mahmut beye satılmıştır, sonrasında 1980 yılında devletin kamulaştırması ile çocuk yurdu olmuştur. 2001 yılında gerçekleştirilen restorasyondan sonra İzmir Büyükşehir Belediyesine ardından da Ege Üniversitesine tahsis edilmiştir.

Bardisbanian Köşkü

bardisbanian_geziko
 

Yapım tarihinin 1800’lerin sonu olduğu tahmin edilen köşk İzmir’li iş adamı D.A Bardispanian tarafından yaptırılmıştır. Yapıldığı zamanda yakınındaki diğer köşkler gibi tren istasyonuna ve Bornova ovasına yakın bir yerde inşa edildi. Bir zaman sonra Fransa’ya göç eden ailenin evini Gasparian ailesi devralmıştır, onlardan sonra ise Maliye’ye devredilmiştir. Bir süre sonra ise Ege üniversitesinin de açılmasıyla köşk üniversiteye tahsis edilmiştir.

Belhomme Köşkü

belhomme_geziko
 

Belhomme ya da Xenopoulou Köşkü olarak da bilinen köşk Aliberti ailesinin de evini inşa eden bir İngiliz mimar tarafından tasarlanmıştır. Evin ilk maliki Xenopoulou olarak bilinmektedir ama sonrasında Helene Armand’ın dedesi tarafından satın alınmıştır  1990’larda Helene Armad’ın da desteğiyle ev restorasyondan geçmiştir ve şu an Bornova Belediyesi Atatürk Kütüphanesi olarak vatandaşlara hizmet vermektedir.

Whittall Köşkü

whittal_geziko
 

Şu anda Ege Üniversitesi rektörlüğü olarak hizmet veren köşk, büyük ev olarak da bilinir, 1800’lerin başlarında inşa edilmiştir. İlk yapıldığı zaman Hollanda’lı bir tüccar tarafından tek katlı olarak inşa edilmiş sonrasında ise ticaret yapmak için İzmir’e yerleşen Whittall firmasının ortağı James Whittall tarafından 1820 senesinde satın alınmıştır. James Whittall’in vefatının ardından kardeşi Charlton Whittall tarafından genişletilip büyütülmüş ve bugünkü haline getirilmiştir. Köşk ailenin sahip olduğu itibar sebebiyle 1863 senesinde Sultan Abdülaziz, 1886 senesinde Edinburg Dükü Alfred Ernest Albert ve beraberindeki -1910 yılında George V. Adıyla İngiliz tahtında yerini alacak olan– George Frederick Ernest Albert ve 1921 senesinde ise Yunan Prensi Andrew gibi önemli kişilerce ziyaret edilmiştir. Köşkün mülkiyeti akrabaları olan Giraud ailesine geçmiş ve 1960 yılında kamulaştırıldıktan sonra Ege üniversitesine tahsis edilmiştir.

Our Readers Comments

  1. bu eserlerin bazılarını biliyorum.keşke bütün benzer binalar orijinal olarak korunsa

  2. Keşke daha fazla fotograf olsa daha detaylı gorebilsek içlerini ve eski hallerini restarasyondan oncesi ve sonrası gibi yine de emeğinize sağlık

  3. Favorim forbes köşküdür hep.lakin Paterson köşkü de bir başkadır.geçen sene tekrar yandı..her sene restore edilecek söylentisi oluyor.sanırım periler çıkarıyor bu söylentiyi.
    Anadolu Apartmanı da görülesi.göztepede.

  4. Harika yapılar…Ama gerekli önem gösterilmediği ve zarar görmelerini engelleyecek önlemler alınmadığı için bazıları kaderlerine terk edilmiş durumda.

Bu Konu Hakkında Söyleyecekleri Olanlara...