Hırvatistan’da Keyifle Gezilecek 5’li

Avrupa’da alternatif rotalar keşfetmeye devam ediyorum. Kum, güneş ve deniz için Yunanistan ve Türkiye dışında farklı tatil beldeleri bulmak gerek, güneş aynı olabilir. O zaman yüzümüzü Hırvatistan’a çeviriyoruz. Bu ülkenin sadece başkentini bilmek de yetmez. ‘En az 5’ diyerek, bir haftalık-dokuz günlük bir seyahatte keyif ile gezilecek şehirleri yazıyorum. Ben de uzun bir Balkan turu ile tek başıma çıktığım bir seyahat ile keşfettim bu kentleri. Balkan turunun ardından, kendimi Hırvatistan’ın bol güneşli, sıcacık denizlerine atmanın keyfini anlatamam. Size de tavsiye ederim. İşte Hırvatistan’ın keyifle gezilecek 5 şehri.

Zagreb

zagreb

Hırvatistan’ın başkenti Zagreb, mimari yapısı ile turistlerin dikkatini çekiyor. Ülkenin diğer şehirleri ile kıyasladığımızda aslında çok fazla turist çekmeyen bir kent. Türkiye’nin başkenti Ankara ile benzerliği de burada. Denize kıyısı yok. Bundandır ki turist yok. Stratejik açıdan başkent seçilmiş herhalde. Mimari açıdan kent Doğu Avrupa’da Prag, Budapeşte ve Viyana ile yarışır durumda. Yılda ortalama 700 bin turist tarafından ziyaret ediliyor. Slovenya’nın başkenti Ljubljana’dan Zabreb’e tren ile geçiyorum. Tren’de festival için Slovenya’ya gitmiş, Hırvat genç bir grup ile tanıştım. Çok keyifli bir sohbet ile 2.5 saat sonra Zagreb’e ulaşıyoruz. Kısa sürede o kadar iyi anlaştım ki Hırvatlar ile göl kenarında kamp kurdukları çadırlar bölgesine davet ettiler. İlk günü göl kenarındaki çadırda geçirdikten sonra şehir turum başlıyor. Burada kesinlikle yerel barlara uğramalısınız ve çevapinin tadına bakmalısınız. Şehir yürüyerek çok rahat keşfedilebilir. Ama biraz yorucu olabilir. Gornji Grad ile Donji Grad arasında eski şehir yer alıyor. Burada önemli müzeler, kiliseler, katedraller yer alıyor. Devasa büyüklükteki Bundek Parkı’na da zaman ayırın lütfen.

Split

split 2

Split için Hırvatistan’ın en güzel kenti olduğunu söyleyebilirim. Merkez Dalmaçya’nın merkezindeki şehir, insana tatilde olduğunu hissettiriyor. Hem yazlıklar ile dolu bir şehir hem de tarihi ile öne çıkan bir bölge olan Split, Dalmaçya’nın gayriresmi başkentliğini yapıyor. Tarihte Roman imparatoru da buranın güzelliğini keşfetmiş ki yazlık sarayı Diocletian Sarayı’nı buraya yaptırmış. Sarayın etrafı tapınak ve duvarlar ile zenginleştirilmiş. Kent, yılın her günü tatilcilerin ve yazlıkçıların tercihi oluyor. Zira yılda 2 bin 800 saat güneş alıyor. Kent için ‘Akdeniz Gülü’ de deniliyor. Kentin bir başka sembolü ‘Belltower’ yani Çan Kulesi. Otobüs ile Zagreb’ten Split’e geçiyorum. Çok rahat bir yolculuk oluyor. Ama burada Türkiye’deki otobüslerde verilen hizmeti beklememek gerekiyor.  Saray dışında yine eski şehirdeki St. Duje Katedrali, Peristil Meydanı Riva görülmesi gereken diğer yerler. En başta bahsetmedim ama aramızda kalsın burası İzmir’e çok benziyor.

Dubrovnik

dubrovnik

Dubrovnik, Hırvatistan’ın güneyinde yer alıyor. Buranın insanları kendilerini Hırvat olmaktan çok, Venedik’li gibi hissediyorlar. Aslında tarihe baktığımızda bir Venedik geçmişi de var. Burada konuşulan dil de farklılık gösteriyor. Dubrovnik, sırtçantalı gezginler için ideal bir rota olmayabilir. Zira burası resort ve oteller ile çevrilmiş. Biraz da Türkiye’nin Antalya’sına benziyor. Kendinizi bu resortların dışına atabilirseniz şanslısınız. Tarih ve mimari açıdan insanı yüzyıllar öncesine götürüyor bu kent. 1979 yılından beri UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde bulunuyor. Kentin merkezi surlar ile çevrilmiş diğer şehirlerden gelen otobüsler merkeze gelmiyor. Bunun için şehiriçi otobüs ile surlar ile kaplı eski şehre yani Placa Stradun’da ulaşıyorum. Şehrin ara sokaklarında kaybolmaya başlayabilirim. Dar sokaklar ve yapılar, denizin maviliği ile buluşunca tarifsiz keyifli bir vakit geçiyor burada.

Hvar

640px-Hvar_grad

Hırvatistan’da keyifle gezilecek yerlerden birileri de adalardır. Ülkede birçok ada bulunuyor. En ilginci de Split’ten iki-üç saatlik yolculuk ile ulaşılabilecek Hvar. Hvar’a Split’ten gemiler kalkıyor. Hem yoğun ilgiden hem de uzun mesafeden dolayı vapurlar ile değil koca koca gemiler ile adaya ulaşılıyor. Yolculuk çok keyifli geçiyor. Etraftaki diğer turistler gibi ben de Hvar’a ulaşmayı sabırsızlıkla bekliyorum. Gemi Stari Grad’a yanaşıyor oradan otobüs ile Hvar’a geçiyorum. Adanın merkezi de Hvar. Burada deniz, kum ve güneşin keyfini çıkarmak dışında bence bir şey yapmamak gerekiyor. Yüzmek ve güneşlenmek dışında birçok deniz sporu da denenebilir. Güneş ve denizden yorulunca deniz mahsulleri ile dolu bir öğle yemeğine kimse hayır demeyecektir.

Zadar

20069585463_1582e93173_z

Hırvatistan’ın beşinci büyük kenti Zadar, Adriyatik Denizi kıyısında yer alıyor. Çok büyük olmayan Zadar, Romalıların etkisinin en çok hissedildiği Hırvat kenti olarak öne çıkıyor. Bu medeniyetten kalan yapılar insanı büyülüyor.  St. Mary Kilisesi etrafı eksi şehir olarak adlandırılıyor. Çok sakin bir yaşamın olduğu Zadar, doğa ve mimari ile iç içe sakin bir tatil düşünenler için iyi bir rota olabilir. Roma Forumu, St. Anastasya Katedrali, St. Donatus Kilisesi görülebilecek yerler arasında. Bu bölgede Venedik yani İtalyan kültürü çok hissediliyor. Bundan dolayı iyi bir Pizzeria yani Pizzacı’da lezzetli bir pizzaya ‘hayır’ dememek lazım. Ispanaklı pizza hem hafif hem de lezzetli. Zadar’ı bir-iki saat içinde 360 derece dolaşabileceğinizi biliyor muydunuz? Bunu da not aldıktan sonra Hırvatistan gezinizi planlamak vakti…

 

Bu Konu Hakkında Söyleyecekleri Olanlara...