Gurbet Elde Özlenilen 20 Şey

Gurbet zor gurbet… Rüzgarlara kapılmış bir yaprak misali oradan oraya savrulmak, hayata bambaşka diyarlarda tutunmaya çalışmak ve tüm bunlara rağmen memleket hasreti çekmek, bizce başlı başına şapka çıkarılacak bir sanat. Sana hasretini gidermek için özlediğin 20 güzel şeyi listeledik. Bakalım aralarından sen en çok hangisini özledin? Özlemini gidermek isteyenlere de hadi gelin artık demek istiyorum.

1. Var mı Ana Yemeği Gibisi?

turkey-1024x512

Fotoğraf: Gabriele Galimberti – Delicatessen with love project

Bırak gurbette yaşadığın ülkeyi,dünyanın en kaliteli restoranına bile gitsen özlersin annenin yemeğini. Küçükken birçoğu zorla ‘bi kaşık daha, bi kaşık daha’ diye yedirilmiş olsa dahi, o lezzet boğazdan bir kere geçti mi bir daha unutulmuyor. Her ne kadar lezzeti bir ömür aklında kalsa bile, hiç bir zaman anlayamıyorsun, biricik annenin içine ne koyduğunu. 

2. Ah Bir Pide Olsaydı…

Ne Ciabatta ne de Vollkornbrot… Hiç bir şey tutmaz bizim hemen köşedeki fırından çıkmış susamlı, sıcacık pidemizin yerini. Hele bir de Ramazan’sa; sofralar şenlenir pideyle. Kimi zaman dörde, kimi zaman beşe bölünür ama her daim birleştirir herkesi aynı sofrada. Zaten güzelliği de, samimiyeti de bu değil mi? Bu yüzden özlenmiyor mu sofraların baş tacı Ramazan pidesi? Bir de sıcacıkken üzerine sürüldü mü o tereyağ, of ki ne of…

3. Yok Abi Ben Ödiycem, Yok Valla Olmaz Ben Ödiycem

hesap kavgasi

Kabul edelim ki gönlü zengin, eli açık ve dost canlısı bir milletiz. Yanımızda kim varsa, kim bize eşlik ediyorsa isteriz ki bir şeyler paylaşalım, ısmarlayalım. Gel gör ki yurtdışında durum bambaşka. Elini cebine atmayan, atsa da kendine müslüman ecnebiler, hesabı ödemeyi teklif ettiğin anda bile hemen kabul edip şu güzelim yok abi ben ödiycem, valla olmaz ben ödiycem keyfi yaptırtmıyorlar insana. Eğer gurbetteysen, bunu bile özler oluyorsun. 

4. Domates, Biber, Patlıcan!

meyve_sebze

Ülkemizin taşı toprağı altın, bu konuda senle hemfikiriz. Ama taşın, toprağın üstünde yetişen ne varsa onlar da bulunmaz bir nimet. Gerçekten de bulunmuyorlar gurbette; ne domatesi domates, ne de salatalığı salatalığa benziyor gurbetin. Memleketimizin o mis kokulu meyve ve sebzelerini; lokum gibi etlerini buralarda bulmak çok zor. Sıla hasreti işte bu, özletiyor adama Antalya Domatesi’ni de, Çengelköy Hıyarı’nı da.

5. Simiiiiiiitçiiiiyeeee,  simit var taze simit! 

simit

Ah şöyle güzel bir demleme çay, tulum peyniri ve simit olsaydı… Sık sık söylediğinden adımız gibi eminiz. Almanya’daysan bir nebze şanslısın belki, bir Türk Market’te bulabilirsin ya da Almanlar’ın Bretzel’ını deneyebilirsin. Fakat ne yaparsan yap, taze simitin tadı da havası da başka, unutmak ne mümkün? Hele bir de fırından yeni çıktıysa ve sıcacıksa, dumanı hala simit tezgahında tütüyorsa, doyum olmaz lezzetine.

6. Milli Rahatlık

1383738242-3093782-nevseoboi.com.ua

Kabul etmeliyiz ki oldukça rahat bir milletiz. Tatilimize, gezmeye, tozmaya ve eğlenmeye; ailece bir arada olmaya düşkünüz. Her ne kadar uzağa gidersek gidelim, bu sevdamızdan vazgeçemeyiz biz. Yurtdışındaki bir dakikanın bile değeri ve tatil günlerindeki sosyal aktivite sıkıntısı, burada yok biliyorsun. Kahveye gidip tavla atmak, beş çayına komşuya kaçmak ya da kapı önüne çıkıp sohbet etmeye hasret kalırsın gurbette. Yemek yedikten sonra yatmayı, iş arasında kahve içmeyi, günün ilk ışıklarında dillere destan kahvaltı etmeyi pek severiz pek.

7. Yaşasın Tuvalet Özgürlüğü!

apq236D_700b ‘Şu gavurlar da her şeyi öğrenmiş bir taharet musluğunu öğrenememiş yahu!’ dediğini duyar gibiyiz. Gerçekten de ilginçtir ki, yurt dışında özellikle Avrupa’da gurbette yaşayanlar taharet musluğunun değerini ve sağladığı o rahatlığı, özgürlüğü çok iyi bilirler. Su değmeden temizliğe inanmayan biz Türkler, ne ıslak mendil ne de tek başına kuru mendil biliriz. Ne de olsa kanayan yaraya su tutan, balkonları bile hortumlarla temizleyen bir milletiz. Bu yüzden gurbetten vatan topraklarına geri dönüldü mü, sağlam bir tuvalet keyfi yapmak onların en büyük hakkı. Saygı duyalım!

8. Aile Saadeti

6761c88ac57ed5959006f36df4937131_1285009974

Aile ve ailevi değerlerin tavan yaptığı ülkemizde, aileden ayrı kalmak kimi zaman yıkıcı olabilir. Eğer yurtdışında yaşıyorsan ve ardında birilerini bıraktıysan, zaman geçmez olur sana. Saatleri, dakikaları kimi zaman saniyeleri sayarsın sevdiklerine kavuşmak için. Annenin sıcacık kolları, babanın şefkat dolu sözleri ya da kardeşlerinin sana abi/abla deyişini özlersin. Aileden kopmak ne mümkün, nereye gidersen git kalbinde de taşırsın onları. Aile dediysek, berber Mustafa’yı; kahveci Mehmet’i ya da komşu Ayşe’yi bile unutamazsın kimi zaman. O kadar sıkı dost olmuşsundur ki, ailen gibidir onlar da. Hele bir de sevdiğin varsa, yaktın mı yüreğini gurbete giderken, seneler geçer de söndüremezsin o yangını.

9. Kırk Yıl Hatrı Olan Lezzet

turk kahvesi

Espresso? Çok sert. Filtre Kahve? Tadı yok. Latte? Çok Sütlü. Americano? Sulu gibi. Mocha? Bu ne böyle sırf köpük vs. vs… Hiçbiri tutmaz bizim kahvemizin yerini, hiçbiri hatırlatmaz sana güzel memleketini. Yemeğin ardından hüplettin mi bol köpüklü Türk kahveni, ne dert kalır ne tasa. Telvesine kadar doyamazsın lezzetine. Hatırının yanında samimidir Türk Kahvesi. Espresso alışveriş merkeziyken, Türk kahvesi köşedeki bakkaldır. Hele bir de közde ağır ağır pişmişse, yanında da fıstıklı lokum varsa… Of of…

10. Her Kapıyı Açar Bizdeki Çilingir

rakı sofrası

En son ne zaman yudumladın çay bardağından rakını? En son ne zaman kaldırdın kadehini sevdiklerinle? Rakı, en güzel kültürlerimizden birisi. Kültür dediysek, sadece içinde alkol olduğu için söylemedik. Çilingir sofrası, samimiyettir. İş yerindeki müdürünle kanka olduğun, karşındaki kadınla canı gönülden dost olduğun, babanla sırdaş olduğun bir sofra. Ne İrlanda’da viskiyle kurabilirsin onu, ne de Almanya’da birayla. Oturması kolay, kalkması zordur. Biraz da meze varsa, tadı daima damağındadır.

11. Müsait Bi’ Yerde!

dolmus

Dolmuşta özlenir mi be kardeşim, demeyin. Özlüyoruz işte. Var mı dolmuşun rahatlığı? Arkadan uzatılan paralar, vites topuzundaki tespih, güneşlikte yazan ‘Maşallah ve Bismillahirrahmanirrahim’in verdiği güvenli seyahat hissi… Yurtdışında, özellikle gelişmiş ülkelerin hangisinde bulacaksın dolmuşun rahatlığını? Türkiye’de yaşasan çile dersin ama yurtdışında kısa mesafeler arası mumla ararsın. Böyle bir sevgidir dolmuş sevgisi. Müsait bi yerde ineyim kaptan!

12. Deniz, Güneş, Kumsal

deniz_kum_gunes

İleri üçlü, muhteşem forvet. Özlenmez mi hiç bunlar? Bir de yağışlı bir iklimdeysen, mumla ararsın Türkiye’nin sahillerini. Pırıl pırıl bir deniz, su sporları ve upuzun sahillerde kalır aklın daima. Ibiza’da ya da Nice’de gurbette değilsen tabii.

13. Bol Acılı Adana, Bi’ Buçuk İskender

iskender

Kültürse kültür, lezzetse lezzet, yemekse yemek. Ne varsa bizde var. Yurtdışında yaşıyorsan ve sağında solunda dönerci yoksa, hasretle özlersin tadını unuttuğun bu lezzetleri. Şöyle bir bol acılı adana, bi’ buçuk iskender, lahmacun ve çöpşişe kim hayır der ki? Daha kokusunu içine çektiğin anda kendini evinde hissettirir bu lezzetler sana.

14. Benzini Shell’den Penyeyi Keldeeen, Gel Abla Geeel!

pazarci_pazar

Fotoğraf: mezitli.gov.tr

Bizim efsane pazarlarımız ve bir o kadar da efsane satıcılarımız… Bir ara AB’ye uyum sürecinde bile Avrupalı’ya dert olan pazarcılarımız, seni evinde hissettiren bir başka etken. Arabanı alıp da çıktın mı pazara, doyarsın alışverişe de gezmeye de. Hem de öyle AVM’lerin boğuk, sıkıcı havası; pahalı fiyatları da yok. Sonu gelmeyen samimiyet ve ucuza yapılan doyasıya alışveriş var. Daha gelişmiş ülkelerde yaşayan Türkler bilirler; zordur alışveriş, pahalıdır. O yüzden gurbetten dönüldü mü Türkiye’ye; ilk günlerde ve son günlerde mutlaka sağlam alışverişe gidilir.

15. Yüksek Yüksek Tepelere Ev Kurmasınlar

dugun

Kına gecesi ve şaşalı düğünler de bize özgü iki güzel kültür. Sade bir nikah ya da kırda bir kokteylle geçiştirilen anlar asla ve asla bizim kültürümüz olmadı. O kına yanacak, halaylar çekilecek, gelin ağlayacak, damadın eniştesinin kuzeninin çocukları ve gelinin teyzesinin halasının torunları sahnede bir iki oynayacak. Hal böyle olunca da yaz gelse de düğünler başlasa diye can atıyorsun biliyoruz. Kimi zaman binlerce kilometrelik yol bir düğün ya da bir kına gecesi için geliniyor. Ama doğruyu söylemek gerekirse; gönülden eğlenme konusunda tüm milletlerden açık ara öndeyiz.

16. Yürüsene Be Abicim

trafik

Gurbette ülkemizin trafiği bile özleniyor. Yarışmaya İstanbul’dan katılanlar ‘Hadi ordan’ dediğinizi duyar gibiyiz, lakin gurbete gidince o trafikteki düzen, yollardaki çizgiler, yok yaya lambası, yok bisiklet lambası derken insanın cinleri tepesine atıyor. Makas atamadığın yolda, camı açıp söylenemediğin trafikte ne yapacaksın? Bi kere bizde trafikte cam silme, su satma, hatta fal bakma hizmetleri bile var. Her şey dahil mottosuyla gönüllere taht kuran başta İstanbul trafiği olmak üzere ülkemiz trafiği bizce gerçekten çok eğlenceli (!)

17. Ses Lazım Ses

sessiz

Yurtdışındaki sessizliği, sakinliği anlamak ve bundan sıkılmak için aslında gurbette olmaya bile gerek yok. Bir iki günlük kısa yurtdışı ziyaretlerinde dahi farkına varacaksın. Yeri geldiğinde camı açıp kimse yok mu diye bakarsın, sokakta yürürken ıssızlıktan paranoyak olursun. Kimi yerlerde elektrik tasarrufu için sokak lambaları yanmaz, telefonunla önüne ışık tutarsın. Akşam 5’ten sonra kimsesizler yurduna dönüşen özellikle Avrupalı ülkeler, adamı çileden çıkarır. Halbuki ülkemizde öyle mi? Gece hayatını, eğlenmeyi, en kötü bahçeye parka çıkıp çekirdek çitleyerek dedikodu yapmayı seven bir milletiz.

18. Buz Gibi Çivi Gibi Soğuk Suuu!

su

Gurbette de su özlenir mi demeyin, özleniyor. Özellikle gazlı suların tavan yaptığı ülkelerde temiz, normal şaşal su bulmak zor olabiliyor. Bir de gündelik yaşamda, dışarıdayken ya da bir kafede, bir yemekte susadıysan büyük sıkıntı. İlginçtir, çoğu yerde normal içme suyu; sodaya göre daha pahalı. Gurbette susuz kalıyorsun tabiri caizse. Ülkeye döndüğünde de içip içip doyamıyorsun, müptelası oluyorsun şaşal suyun. Bir de hayratta yok pek gurbette, öyle Ali Dede’nin, Fatma Ana’nın hayrına su da içemiyorsun.

19. Kokkoreeç, Koko Kokooo

kokorec

Kokoreç’in seveni de çoktur sevmeyeni de. Ama sevmeyenine bile özletir gurbet bir sakatatın alabileceği en muazzam hali. Nerede bulacaksın ki Türkiye’den başka yerde? Söylesene bildiğin kaç ülke var Kokoreç satan? Bizce tam bir kültür. O kokusu, içini ısıtan dokusu, midene uzanan serüveni… Tamam biraz abarttık, ama sakatat bu yenir yani. Söğüş, işkembe, kelle paça da diğer alternatifler arasında. Bulamazsın hiçbirini gurbette, ne yazık ki. Gurbette değilsen, hala vaktin varken kıymetini bil ve 20. maddeye geçmeden en yakın kokoreççiye gidip kendini ödüllendir.

20. Köşelerin en güzeli

ekmek

Fırından çıkmış sıcacık bir ekmeğin köşesi, bizce köşeyi dönmenin tam karşılığı. Nerede Fırın, nerede memleket gurbetteyken? Çocukken fırına gittiğin, sıcacık ekmeği fırıncının elinden aldığın ve eve gelene kadar tüm köşelerini yediğin günler aklına gelir durur. 70 kuruşluk taze ekmeğe bile hasret kalırsın uzaklarda. Dışı çıtır çıtır, içi pamuk gibi yumuşak. Özledin buraları sen, hadi dön gel artık.

Muhteşem fotoğraflar için Flickr kullanıcıları kullanıcıları dirtyboxface, Başak Ekinci, Dean Shareski, petit1ze, Context Travel, Özlem Özgöbek, a4gpa, Jessica Spankler, Berge Gazen, Robert U, Sindre Sorhus, Stu_Spivack, Simon Q, Roel Wijnants, Glasseyes_View, PublicDomainPictures, Nurettin Mert Aydın ve Steve Counsell, Wikipedia kullanıcısı Rmehre ve active.ge ‘ye teşekkürler. 

boiler plate

Bu Konu Hakkında Söyleyecekleri Olanlara...