GÖNÜLLERİN ŞEHRİ BİTLİS

Doğu’nun adeta saklı kalmış güzel bir köşesi olan Bitlis, tanıtımı yeterince yapılmadığı için, insanlar tarafından pek bilinip ziyaret edilmiyor. Krater gölleri, tarihi camileri, doğa harikası dağları ve temiz havası ile Bitlis, görülmeye değer İllerimiz arasında yer alıyor. Bitlis çevresinde çok fazla ve farklı kuş türü yaşadığı için burada birde kuş gözlem evi kurulmuş.

resim-1

”Bitlis’de Beş Minare” türküsünü duymayanınız yoktur herhalde. Bu türkü gerçek bir yaşantının sonucu olarak söylenmiş ve o zamandan günümüze, dillerden dillere dolaşan bir destan olmuş. 1916 yılında Anadolu düşman işgalindeyken genci yaşlısı köylerini terk ederek savaşa gidiyor. Bitlis o zaman kalabalık şehirlerimizden biriymiş.. Ruslar Bitlis’i ele geçirerek şehri harabe hale getirmiş. Her yeri yakıp yıkmışlar. Kahraman Anadolu insanı düşmanı yurttan temizledikten sonra aşama aşama memleketlerine dönmeye başlamış. O sırada Bir baba ve oğul memleketleri olan Bitlis’e gelmiş ve her yerin harabe olduğunu görmüş. Oğlu şehri kontrol ederken Babasına uzaktan bağırmaya başlar. ‘’Bitlis’de hiçbir kimse ve yapı kalmamış, sadece beş minare var.’’ Bunu duyan baba memleketinin bu durumunu görünce ağıt yakmaya başlar. İşte Bitlis’de beş minare türküsü böyle oluştuğu rivayet edilir.

resim-2

Bitlis ile ilgili bu kısa tanıtımdan sonra doğal ve tarihi güzelliklerini birlikte gezmeye başlayalım.

resim-3

Nemrut Krater Gölü

Nemrut Krater Gölü ülkemizin en büyük krater gölü olma özelliğini koruyor. Sadece Türkiye değil burası dünyanın en büyük ikinci krater gölü özelliğinde. Nemrut Krater Gölü 2400 metre yüksekliğinde ve Nemrut Dağı tepesinde bulunuyor. Bitlis’in ilçesi olan Tatvan’a 15 km uzaklıkta olan Nemrut Krater Gölü, Bitlis Merkeze ise 15 km uzaklıkta bulunuyor. Tatlı suya sahip olan göl çevresinde yaz aylarında kamp yapma şansınız da var. Buraya geldiğinizde mis gibi havayı içinize çekebilir ve gölün çevresinde yürüyüş yapabilirsiniz. Oldukça sessiz ve dinlendirici olan göl bütün kötü enerjinizi alıp adeta sizi zinde tutacak.

resim-4

Süphan Dağı

Aslına bakarsanız Süphan Dağı’nın bir çok ilimize sınırı mevcut. Süphan Dağı Patnos, Ahlat, Adicevaz ve Malazgirt ilçelerine bölünmüş durumda. Burası dağcılık turizmi için çok önemli bir yer olma özelliği taşıyor. Türkiye’nin 3. Büyük doruğu olan yer, dağcılığı sevenler için çok önemli. Her yıl buraya ülkemizden ve dünyadan dağcılığı ve doğayı seven binlerce turist ziyaret ediyor. Dağa tırmanış yapmak için en ideal zamanlar ise haziran, temmuz ve ağustos ayları. Bitlisi ziyaret ettiğinizde zirveye çıkmasanız bile, dağın eteklerine doğru yürüyerek stres atabilirsiniz. Dağ sporunu seviyorsanız ve Süphan Dağı’na tırmanmak istiyorsanız, Bitlis Adilcevaz Jandarma Karakolundan izin almanız gerekiyor.

resim-5

Bitlis Kalesi

Bitlis’in merkezinde bulunan görkemli ve tarihi görünüşü ile Bitlis Kalesi, Çarşının hemen dik bir yamacına üzerine kurulmuş. M.Ö 312 yılında Büyük İskender’in emriyle komutanlarından Leys Bedlis tarafından yapılmış. Kalenin manzarası gelip görülmeye değer.

resim-6

Bitlis Ulu Camii

Bölgenin en çok bilinen ve ziyaret edilen ibadet merkezlerinden olan Bitlis Ulu Camii 1150 yılında Ebu’l Muzaffer Muhammed tarafından yapılmış. Bitlis Ulu Camii, İlk kez simetri dengeli bir plan üzerine yapılan önemli camilerden biridir. Şehir merkezinde olan camii ulaşım kolaylığı  nedeniyle gelen turistler ve ibadet etmek isteyenler tarafından ziyaret ediliyor. Caminin minaresi ayrı bir kule şeklinde yükseliyor. Yapılan restorasyonlardan sonra Osmanlı mimari özelliği taşıyan minarede bozulmalar ve değişmeler olmuş.

resim-7

Ahlat Kümbetleri

Görünüm olarak Orta Asya yörük Türk çadırları’nın görüntüsünü andıran Kümbetler, Selçuklu Mimarisinden günümüze kadar gelen miraslardan biridir. Ahlat Kümbetleri görünüm olarak insanı etkileyen bir tarzda inşa edilmiş.

erzenhatun

Ahlat Müzesi

Ahlat Müzesi Bitis’e gelenlerin en  fazla ziyaret ettikleri ve etkilendikleri yerler arasında. 1970 tarihinde hizmete açılmış. İlk kurulduğunda açık hava müzesi olmasına karar verilir. Sonrasında ise bulunduğu yere bir müze binası yapılmış. Müzede Osmanlı, Selçuklu, Roma, Bizans ve Urartu dönemine ait ayrıca,M.Ö 2.1000 yıl ve erken demir çağına ait mezar buluntuları sergilenmektedir.

resim-9

Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölünü birçok kişi Van ilimizde sanır fakat aslında Gölün büyük çoğunluğu Bitlis topraklarında bulunuyor. Hatta Bitlis’in üç ilçesi Van Gölü’nün dibindedir. Suyu tuzlu ve sodalı olan Van Gölü baktığınızda Denizi andırıyor.

4_1431677339sby

Ne Yenilir?

Bitlis denilince akla ilk gelen yemek, Büryan Kebabı. Oğlak veya kuzu etinden yapılan kebap, muhteşem görüntüsü ve harika lezzetiyle yiyenlerin damaklarında unutulmaz tatlar bırakıyor. Öyle ki Bitlis’de bu yemeği yerken tekrar ne zaman gelebilirim diye kendinizi cep telefonunuzdan Bitlis uçak bileti ararken bulabilirsiniz. Bir gün Bitlis’de Büryan Kebabı yerseniz söylediklerimi abartmadığımı göreceksiniz.

resim-10

Bitlisin bir diğer lezzeti ise Avşor Çorbası. Uykusundan fedakarlık edebilecekler, Bitlis’te sabahın erken saatlerinde Bitlis’de Avşor Çorbasının tadına bakabilirler. Çorba Büryan yapılan yerlerde, Büryanın altındaki kazana damlayan yağ ile yapılıyor. Evlerde yapılmayan Avşor Çorbası, lokanta veya restoranlarda bulabileceğiniz bir lezzet. Genelde kahvaltıda tüketilen çorba içerisinde, kuzu eti, tereyağı ve domates salçası da bulunuyor.

resim-11

Aslına bakarsanız Bitlis lezzetleri saymakla bitmez. Bu lezzetleri saymaya devam edecek olursak; Domates Şilesi, Yalancı Köfte, Kilorik, Tortuk Kavurması, Bulgurlu Sulu Köfte, Isırgan Otu Salatısı ve daha sayabileceğim bir çok lezzeti burada tadabilirsiniz.

kilorik

Nasıl Gidilir?

Bitlis’te Havaalanı olmadığı için en yakın havaalanı olan şehri tercih ederek araçla ulaşabilirsiniz.Fiyat uygunluğu açısında Van Ferit Melen Havaalanı tercih edilebilir. Böylece planlayarak hem Van’ı hemde Bitlis’i beraber gezebilirsiniz.Van bitlis arası 162 km dir.

Gönlünün Gittiği Yer Bitlis'e Gitmeye Ne Dersin?

Bu Konu Hakkında Söyleyecekleri Olanlara...