“Daha Neler” ile Başlayan Cümlelerin Şehri Bangkok

Bangkok, ister 2 gün kalayım, ister 2 ay, benim için her zaman inanılmaz ilginç bir şehir. Muhtemelen de Asya’nın en büyüleyici başkentlerinden birisi.

Tayland’ın başkenti Bangkok’un sunduğu gözde deneyimleri keşfetmek için en az birkaç gün gerekir. Eğer yolunuz bu renkli şehre düşerse, Bangkok’ta yapmanız gereken 10 çılgın şeyi ıskalamayın:

Yükseklik Korkusunun Yeni Boyutu: Baiyoke Tower 

Baiyoke Tower

Baiyoke Tower

Oldum olası şehri yukarıdan izlemeyi seven bir milletiz. 309 metre yüksekliğiyle Bangkok’un en yüksek binasından şehri izlememek de olmaz tabi. Geniş pencereleri, kuş bakışı Bangkok manzarasına dalmak isteyen, yükseklik korkusu olmayanlar için birebir. Ben yüksekten korkarım diyenler, kalabalık 84. kat yerine 77. katı tercih edebilirler.

Hangover Filmini Yeniden Çekeceğiniz Patpong

Patpong

Patpong

Çılgın gece hayatı kavramının hayat bulduğu yer Patpong. Dünyanın en ünlü red-light district bölgelerinden birisi. Barları, restoranları, striptiz kulüpleri, sokak satıcıları, tezgahları ile gece şehrin kalbinin attığı yer. Filmlerin kovalamaca sahnelerine ev sahipliği yapmış bu capcanlı yerde, yüzlerce neon ışıklı barın baştan çıkarıcı şovları gecenizi unutulmaz kılıyor. Go-go barlardan birine dalınca, hayatınızın en çılgın anlarından birini yaşayacağınız kesin. Yabancı bir ülkede dımdızlak ortada kalmak nasılmış deneyimleyebilirsiniz.

Sıcağa Dalmak

İstanbul’dan 9.000 km uçup da hava limanından dışarıya adım atınca, saunaya dalmak gibi bir his Bangkok’ta olmak. Çünkü Bangkok, Dünya Meteoroloji Örgütü’nce dünyanın en sıcak başkenti. Çılgın derecedeki sıcaklık ve nem tropikal iklimi hücrelerinizde hissetmenizi sağlıyor. Olsun, özellikle memlekette kış varken bu sıcağa kim hayır diyebilir ki! Hemen şortlu, sandaletli fotoğrafları Facebook’a atın, arkadaşlarınızı çatlatın.

Yoğun Trafiği Stressiz Deneyimlemek

Seyahat etmek yeni deneyimler kazanmaktır. Bangkok yepyeni trafik deneyimlerinin kazanılacağı ilginç bir şehir. Belki de burası, dünyanın en uzun kırmızı ışıklarının yandığı başkent. Bilmem, belki de bana öyle geldi. İlginç yanı, sıkışık trafikte bile korna sesi duymak, sinirli bir şoföre denk gelmek imkansız bu şehirde. Herkes bir rehavet içerisinde. Bir değişiklik yapın, böylesi trafiğe yakalanırsanız siz de rahat olun, çılgınlık bu noktada bizler için.

İşkencede Yaratıcılık!

Correction Museum

Correction Müzesi

Biz millet olarak müzeleri çok severiz! Özellikle yurtdışına adım attığımızda soluğumuzu ilk olarak müzelerde alırız, malum kültürel deneyimlere aşk derecesinde bağlıyız. Bangkok bunun için cennet bir şehir. İşte Bangkok’ta bir müze var ki, ilk adım atılması gereken yerlerden. Correction Museum, 1890 yıllarında Bangkok’un en güvenlikli hapishanesiydi. İşkence aletlerini keşfetmeyi seven sıra dışı çılgın bir gezginseniz bu müzeyi ziyaret etmelisiniz. Müzelerden diğer biri ise The Pathology and Forensic Museums. Burada da genetik bozukluklar sonucu formaldehitte tutulan bebek fetuslarından başka, 35 kg kadar olan bir testis bile görebilirsiniz. Kültür gezinize renk katın!

Japonya’ya gitmeden Japon klozetini deneyimleyin

Bangkok tam bir AVM cenneti. Öyle ki şehrin bazı yerlerinde hayat sırf AVMler arasında yaşanıyor. Son açılanlardan biri de Terminal 21. Her katında farklı şehirlerin konsepti işlenmiş. İstanbul da var, Londra da. Ama en çılgını elbette Japonların tuvalet keyfi. Bilenler bilir, bol düğmeli, su fışkırtan, hava üfleyen ve bilmem ne yapan klozetleri. Oturun birine ve keyfini çıkarın.

Bu Akşam Yemekte Akrep ve Çekirge Var!

(Midesi sağlam olmayanların izlememesi tavsiye edilir!) 

Uzakdoğu’ya hiç gitmemiş olanlar, oradan buradan duyduklarıyla, Taylandlıların böcek yediğini hep söyler. Onları haksız çıkarmayın. Ünlü Khao San Road’a gidin. Burası, 70 milletten insanın çılgınlar gibi eğlendiği bir sokak. Barlar, cafeler, restoranlar, masaj salonları, sokak tezgahları… Sokağın en gözde tezgâhları ise elbette leziz böcekler satanları. Hemen yanaşın birine. Seçim yapmak zor olacak biliyorum, o kadar seçenek arasından hangisiyle başlasanız! Benim favorim orta boy tırtıllar ve çekirgeler, ama siz belki akrep ve hamam böceğinden hoşlanırsınız; kiminiz de belki örümcek

Tayland-Bugs

Ayaklarınızın ne kadar güzel olduğunu gösterin (!)

Ben şahsen ayaklarımı uzatmayı veya bacak bacak üstüne atmayı severim. Eminim sizde seversiniz ve bunu Tayland’da da deneyin ve sevimli, güler yüzlü Taylandlıların nasıl olabileceğini görün!  Budist inancında ayakların tabanı kirli kabul edilir ve bundan dolayı ayak tabanının birisine doğru olması iltifat kabul edilir (!) İltifata binaen Thai boksunun marifetlerine mazhar olabilirsiniz. Bir daha bacak bacak üstüne atarken anılarınız depreşir.

Egzoz Soluyalım: Tuk-Tuk

Tuk-Tuk

Tuk-Tuk

Bizde toplu taşıma demek otobüs, metro, taksi demek, ha bir de dolmuş var bizde. Bangkok’ta dolmuş yerine tuk-tuk var. Tuk-tuk, üç tekerlekli motosiklet. Arkasında 2 kişilik bir kasası var. Şehrin kalabalık trafiğinde egzoz yutmak ve Afrika’da yaşamadan zenci olmak için birebir. Bangkok’ta olup da tuk-tuka binmeden dönenleri Bangkok’a gitmiş saymıyorlar. Size ısrar eden tuk-tukçuya istediğiniz kadar hayır deseniz de bir müddet sonra kendinizi tuk-tukda bulabiliyorsunuz.

Tapınak Yandı, Yaşasın Yeni Tapınak!

Hazır tuk-tukçulardan laf açılmışken, bunu da anlatmadan geçemedim. Diyelim ki arkadaşınızla Bangkok’ta bir tapınağa gideyim dediniz. Yoldan bir  tuk-tukçu çevirdiniz. Yatan Buda tapınağına çek dediniz. Bizim çılgın Thaili size şunu söyleyebilir “O tapınak yandı, ben sizi başka yere götüreyim?” Bu aynen şey gibi; Bir turistin, bir taksiciye Ayasofya’ya çek demesi ve bizim kurnaz taksicinin “Ayasofya yandı” demesi gibi bir şey. Maksat komisyon aldıkları bir yere sizi götürmek istemeleri. İnanmayın tabi.

Bu kadar bilgiyi vermişken nasıl gideceğinizi de anlatalım: Şuraya tıklıyorsunuz ve en uygun Bangkok – Pattaya Turları karşınıza çıkıyor. İstediğinizi seçiyorsunuz, gidip tüm çılgınlıkları yapıp, döndüğünüzde bize anlatıyorsunuz. Anlaştık mı?

Our Readers Comments

  1. Bangkok’u belgesellerden iyi biliyoruz ama kısmet olmadı görmek daha 🙂 Ben yüzen pazarını görmeyi çok istiyorum.Çok güzel farklı.

    • @Kıymet belgeseller yetmiyor bazen. Gitmek, tatmak, koklamak, keşfetmek gerek. Hayallerini erteleme!

  2. Aralik’ta superdir iklimi. Nispeten daha serin. Kemal izninle listeye 1 gunluk yemek kurslarini ekleyeyim. Tayland mutfagini anlamak icin iyi bir baslangic. Ben de ilk baslarda Thai mutfagina oyle duskun degildim. Ama son gittigimizde ailecek 3-4 saatlik bir yemek kursuna katildik. Ilk once pazari gezdirdiler ve malzemeleri tanittilar. Benim anladigim Thai mutfaginin ozu yemeklerin “fresh herb”(taze otlarla) yapilmasi. Acili yemek konusunda sinirlarini test etmek isteyenler de Isan (Kuzey Dogu Tayland) Mutfagi deneyebilirler.

    • @Sadi; Dünyanın en lezzetli tavsiyelerini yazmışsın, bu saatte yapılacak iş mi!

    • Sadi ben Tayland’da toplamda 6 aydan fazla vakit geçirdim; Asya’da da 1 yıldan fazla. Ama ne yazık ki yemek konusunda pek de mutlu değildim. Sorun yemeklerde değil elbette, bendeydi.

      Deniz ürünleri açısından bangkok bir cennet, ama ben maalesef pek sevmiyorum. Bir de köri sosu kullanıyorlar her şeye; bir süre sonra yediğim her şeyi sadece köri tadı olarak algılıyor fizyolojim ve arık yemek yiyemez hale geliyorum. Kokulara karşı biraz alerjim var.

      Diğer sorun hemen her şeye şeker katıyorlar, şeker katmasalar bile kullandıkları domates sosu aşırı şekerli. Yediğiniz pizza şekerli, tavuk şekerli…Sonra şeker alerjisi başlıyor 🙂

      Yoksa kısa dönemli tatillerde ve gezilerde yerel mutfağı tatmadan, fast food shoplarında takılanlara üzülmenin ötesinde biraz da acıyorum.

  3. 2012’de bir Tayland seyahatim oldu. Bangkok 2 gün 6 günde pattaya. Hala aklımdan çıkmıyor. İlk fırsatta yine gideceğim.

  4. Yüzen çarşı gerçekten görülmesi gereken en güzel yerdir Bangkok’da. Şöyle hayal edin, Boğazın iki yakasına kurulmuş marketler, dükkanlar, sandal ile yaklaşıp alışveriş yapıyorsunuz. Üsküdar’dan domates, Beşiktaş’ta daha ucuz diye ekmeği oradan alıyorsunuz. Özgürlüğün başkentidir Bangkok. Pattaya’da bulunan Walking Street ve Alcazar Show’a gitmenizi tavsiye ederim. Deniz için ise tartışmasız gidilecek tek nokta, Pattaya sahile 30 dakika uzaklıkta ki Mercan Adası. Denizden çıkıp otele dönmek istemeyeceksiniz..

    • @Bulut aslında geri dökmek istemeyeceğiz, o kadar güzel anlatmışsın.

    • İnsan bir tuhaf oluyor o kadar uzaklıkta. Düşünsene 3000 – 5000 değil, tam 10000 kilometre uzaklıktasın. Ve tam 5 saat fark var. Hint okyanusu ile Pasifik okyanusunun tam ortasında Mercan Adasında yüzüyorsun. Hayal kurup gülüyorsun ; Şileden sonra Pasifikte de denize girmek varmış diye.. 🙂
      Ve daha sonra tekrar dalıyorsun suya.

Bu Konu Hakkında Söyleyecekleri Olanlara...