Bir Elmanın İki Yarısı: Kahire

Geziko ekibinden Gözde ile Mısır seyahati öncesinde aramızda geçenleri yazmıştım. Telefon kapandığında ülke hakkında aslında hiçbir şey bilmediğimi de. Aslında bu bilgisizlik, beni beklentilerden uzaklaştırdı. Beklentileri düşük tutarak gittiğiniz yer Kahire kadar güzelse elbette etkileniyorsunuz.

Her türlü karmaşaya, kalabalığa, hava ve ses kirliliğine rağmen Kahire güzel, modern tarafı beklentilerinizi fazlasıyla karşılıyor. Piramitler ve Mısır Müzesi gibi yerlere yapılan ziyaret de eklenince başkent gezinin olmazsa olmazlarından biri haline geliyor.

Egypt.Giza.Sphinx.02

Şehrin Modern Yüzü

Fransa’da eğitim alan Hıdiv Ismail, 1863 yılında iktidara geldiğinde başkentte beş yüzyıl içinde çok az değişmiş. Şehrini Paris ile kıyaslamak isteyen Ismail, Nil ile kent arasındaki bataklık düzlükleri kurutarak koyulmuş işe. Eseri ise şehrin modern merkezi olan Tahrir Meydanı.

Kahire’de geçirdiğim 3 gün boyunca günde en az 2-3 saatimi harcadım meydanda. Şehrin iç kesimiyle meydanı birbirine bağlayan iki temel ana caddeden Şare Talaat Harb, kentin en işlek noktalarından biri. Cafe Riche ve Felfela, cadde üzerinde bulunan en güzel restaurantlar. Şehrin içine doğru ilerledikçe karşınıza çıkacak Midan Talaa Harb Meydanı’nda bulunan Groppi’nin Kahvesi’ne kesin uğrayın. Tam çaprazında bulunan renkli dükkanın da soğuk limonatasını içmeyi unutmayın.

Kairo_Midan_Talaat_Harb_BW_2

Dünyanın En Büyük Firavun Hazinesi

Çok tanrılı inanış, Firavunlar ve ölümden sonra olan yaşam olduğuna yönelik inanç nedeniyle Mısır tartışmasız en dikkat çekici kültürlerinden birine ev sahipliği yapmış. Bu 3 inanış nedeniyle mezarlara gömülen inanılmaz eserlerin bir kısmı çalınmış olsa da 120 bin parçasıyla ziyaretçilerine hizmet veren Mısır müzesi, dünyanın en büyük firavun hazinesi.

150 bin parçanın ise bodrumda tutulduğu söylenen müzede benim en çok beğendiğim alan ise Tutankhamon’un galerileri oldu. Tutankhamon mezarının tarihi eser kaçakçıları tarafından keşfedilmeyen tek mezar olduğunu tekrar hatırlatmak istedim.

İçeride o kadar çok eser var ki, girişte bir rehberden ücret karşılığında yardım almanız iyi olacaktır. Elbette pazarlık yapmayı unutmayın.

11717801715_7160443c24_k

Şehrin Eski Yüzü

Aslında benim “eski yüzü” diye tanımladığım noktaya verilen isim: İslami Kahire. Hostelden bu alana yürümeye başladığımda muhtemelen hiçbir turistin geçmediği noktalardan geçtim. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim, şehir İslami Kahire’ye doğru gittikçe burada yapılacak ve görülecek turistik noktaların sayısı çok azalıyor. Bir Türk olarak ilginizi çekebileceğiniz bir nokta yok. Hatta abartmadan şunu söyleyebilirim, hosteldeki görevli, “Sen zaten Türk değil misin? Niye gittin oraya.” dedi. Haklı!

4104598093_d8cef06145_o

Yok illa “ben gideceğim” anlat bakalım oralarda ne var diyorsanız toplaşın. Görmeniz gereken 3 önemli cami ve İstanbul’daki kapalı çarşı tadında bir tarihi çarşı var. Hanü’l-Halili’den eğer bir şey satın almaya kalkarsanız size verilen fiyatın 4’te hatta belki 5’te biri aşağıda bir fiyat çekerek pazarlığa başlayın. Onlar her türlü kazanıyor ve siz her türlü kazıklanıyorsunuz.

Al-Azhar_University_Minaret-2

Kahire’nin en kutsal yeri olduğu iddia edilen ve içerisinde Hz. Muhammed’in torunu Hz. Hüseyin’in başının bulunduğu söylenen Seyyid el-Hüsseyin Camisi ilginizi çekebilir. Bununla beraber dünyanın en eski üniversitelerinden biri olan El Ezher Üniversitesi ve yanındaki El-Ezher Camisi de dikkat çeken bir başka nokta. Ülkenin en büyük ve en eski camilerinden biri olan Tolunoğlu Camisi de İslami Kahire’nin son noktası.

İnsanlığa Matematiği Bulduran Nehir

İnsanlığın matematiği keşfetmesine neden olan Nil Nehri, tüm ihtişamıyla şehrin en güzel noktası. Etrafına kurulan noktalar da Nil’in cazibesini almış durumda. İngiliz askerlerinin yaşam alanına getirdiği Bahçe Kent, nehrin kıyısında Mısır halkının yürüyüş noktası olan Kurniş en-Nil, dinlenmek için en güzel noktalar. Nehrin ortasında yer alan Zemalik adası, gece eğlencesinin en hareketli yeri.

Nil Nehri kenarında bir akşamüstü tur atarsanız, bin yıl önce resimlerden gördüğünüz Nil kenarıyla şimdiki Nil kenarını kıyaslayın.

5043301256_035bd60d68_b

 

Dünyanın Ayakta Kalan Tek Harikası

Elbette Piramitler. Ve elbette siz yazının tamamını okuyun diye ben bu konuyu sona sakladım. Dünyanın 7 harikası içinden ayakta kalan tek yer piramitler. Gördüğünüz ilk andan, son ana kadar her saniyesini kare kare hatırlayacağınız eşsiz bir yer Sahra Çölü.

Üzerinde bu kadar araştırma yapılıp sırrı çözülemeyen ne kaldı bilmiyorum fakat piramitler onlardan biri ve ben size bu konuyla ilgili hiçbir şey söylemem. Orada gördüğüm tüm her şey bir masal dünyası gibi ve sizi uyandıran kimse yok, olamayacakta çünkü gerçek. Büyük Piramit, Mikerinos, Kefren ve Gize Platosu’nun “bekçisi” olarak bilinen Sfenks…

4283810286_fd0bfa5a76_b

Hayatımın En Güzel 10 Saniyesi

IMG_0155

Mısır seyahatimde eşsiz tecrübeler edindim. Sharm El Sheikh’te daldım, Luxor’da yer altı mezarlarına girdim. Karnak’a şehirden yürüdüm ve gerçekten hiçbir turistin geçmeyeceği yerlerden geçtim. Fakat şimdi size anlatacağım hayatımın en güzel 10 saniyesi.

Tahrir Meydanı’ndan piramitlere gitmek için İngilizce bilmeyen bir taksici ile anlaştım. Yaklaşık 20-25 dakikalık bir yolculuk sonrası piramitlere turistlerin girdiği giriş noktasının önünden geçerken taksiciye ısrarla geldiğimizi anlatmaya çalıştım fakat hiç aldırış etmedi. 2 km boyunca ilerlemeye devam ettik ve teker her döndüğünde gerilmeye başladım, nereye gittiğimizden habersiz…

Taksici kontağı kapattığında ara sokaklarda etrafımızda atlar ve birkaç insanın olduğu yere gelmiştik. Araçtan bir süre inmedim. Daha sonrasında gözleri masmavi olan minimum 65 yaşındaki bir amca yanıma gelip camımı açmamı istedi ve benimle konuşmaya başladı. İngilizcesi iyiydi. Kendisine aslında buraya gelmek istemediğimi ve girişi geçtiğimizi söyledim. Yakınlarda bir giriş daha olduğunu, ana girişin ve piramitlerin şu anda bulunduğumuz noktadan uzak olduğunu söyleyerek beni kendisine inandırdı. Daha sonrasında uzaklık nedeniyle piramitlere at veya deve ile gidebileceğimizi ve bana bir rehber vereceğini söyledi. Pazarlık sonrası (220 Mısır Pound’unu 200’e düşürdüm, her şeyin farkına varmış olsam daha da düşürürdüm) hayatımda ilk defa at üzerindeydim.

IMG_0170

Piramitler’e dünyanın en sıcak çölü olan Sahra Çölü tarafından rehber, ben ve atlarımızla giriş yaptık. O andan sonrası rüya mıydı? Hala bilmiyorum. Rehber bir şeyler soruyor, cevaplıyorum ama ne sorduğunu hatırlamıyorum. At yürüdükçe kuyruğundan çıkan her seste “acaba yılan mı” diye arkamı dönüyorum. İstinasız 10 kez. En son rehbere durumu açıkladığımda yılanların daha açıkta yaşadığını söylüyor, rahatlıyorum.

IMG_0226-3

Piramitlere doğru ilerledikçe tüm yol boyunca atı tutan ve yönlendiren rehber, fotoğrafımı çekmek istediğinde atı bu şekilde tutacaksın diyerek kendi atıyla biraz olsun yanımızdan ayrılıyor. Yol boyunca binicilikle ilgili hiçbir sorum olmamış. İlk defa atın üstündeyim ve bu sefer atı tutan biri de yok!

Fotoğraflar çekiliyor ve sonra bir daha. Yine at bana emanet, ben de ata… Bir an ipi tutmak gereken şekilden biraz daha esnek bırakıyorum ve hayatımın en güzel 10 saniyesi başlıyor. Bir anda depara kalkan düldülüm, piramitlere doğru akıp gidiyor. Her adımında olduğum yerde zıplıyorum. Sol elim önümdeki tutamaçla dengemi sağlamaya çalışırken ilk 5 saniye boyunca sağ elim boşta. Arkamdan rehberin bağırarak bana bir şeyler söylemeye çalıştığını duyuyorum fakat ne dediğiyle ilgili hiçbir fikrim yok. Depar son hız devam ederken aklıma gelen tek şey ipi tutmam gerektiği oluyor. Atın hızından dolayı dengemi ayarlamakta zorlandığım için hafif sola yatarken sağ elimle ipi yakalamaya çalışıyorum ve başarıyorum. Peki nasıl durduracağımı biliyor muyum, elbette hayır. Fakat bazı şeyler içgüdüyle yapılır, yakaladığım ipi çekiyorum ve at duruyor. O 10 saniye bittiğinde çok mutluyum… Benim daha güzel anım olmadı.

Bu Konu Hakkında Söyleyecekleri Olanlara...