20 TL’ye Ankara’da Yapılacak 40 Güzel Şey

“Her gören ağladı, kalbini bağladı, dalgalı saçlarına

Boş yere ağlama, kalbini bağlama, Ankara kızlarına”

“Ankara’da hiçbir şey olmaz, Ankara’nın en güzel yanı Istanbul’a dönüşü” diyenler; önce Ankara’ya yazılmış şarkılara sonra da Ankara’da yapılacaklar listemize bakmalı. İlk bakışta inanmak zor ama yeteri kadar vaktiniz varsa hepsini kolaylıkla yapabilirsiniz.

 

1-) Göründüğünden Daha Yakın : Ankara Kale’si

1

Hostelde kaldığım zamanlarda, şehre gelen yabancıların “Old Town” ve ilk gitmek istedikleri yer. Koskoca tepenin üzerinde küçücük olan kale pek gidilmez gibi gözükse de Ulus’tan hızlıca yürüyerek ulaşabiliyorsunuz. Kaleye yaklaştığınız gibi Ankara Hatırası olarak saklayabileceğiniz hediyelik eşyalar bulmanız mümkün. Ankara çok da turistik bir şehir olmadığı için başka yerde bulmanız zor olabilir.  o Ara sokaklardan çıkarken biraz çevreyi de sorguluyorsunuz ama tarihi yapısının size etkileyeceğine eminim. Eğer kalenin Ulus tarafından girip, ana kapısından çıktığında Samanpazarı’na ulaşırsınız. Burada tekrar bir çay içip ve yokuş aşağı inip Hamamarkası ve Hamamönü’nü gezebilirsiniz.

 

2-) Yıl Kaç, Burası Neresi? : Hamamönü

  02-Hamamo╠ênu╠ê

Sıhhiye’den biraz yürüdüğünüzde tam olarak nereye gittiğinizi fark etmeden birden karşınıza çıkan ve acaba bilmeden başka bir ile ya da zamana mı geçtim dedirten yer. Özellikle Ramazan ayında iftar ve sonrasında gerçekleşen etkinlikler için birebir.

 

3-) Daha Çok Yabancı Turistler Geziyor – Anadolu Medeniyetler Müzesi

03-Anadolu Medeniyetler Muzesi

Türkiye’nin en değerli yerlerinden birinde olmanın nasıl bir his olduğunu merak edenler Anadolu Medeniyetler Müzesi’ne mutlaka uğramalı! Müzedeki eser sayısının hayran bırakmadığı insan yok, bazen bir turistin öyle uzun uzun bir esere baktığını görmek mümkün, Öğrenciler için 15 TL’ye rahatça ulaşılabilecek bir müze. Erken gitmekte fayda var, bu kocaman müzede zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız!

4-) Ankara’nın Manevi Kalesi – Hacı Bayram Veli Camii

04-Hac─▒ Bayram Veli Camii

Kubbesiz camii görmenin zevki Ankara’da bir başkadır. Bu camiilerden söz ederken, şüphesiz akla ilk Hacı Bayram Veli Camii ve Türbesi gelir. Burası aynı zamanda kentin kültürel dokusunu başarılı bir şekilde sembolize eder. Türbenin hemen yanında hala yapısal varlığını koruyan Roma Hamamı, biraz aşağıda, Ankara Valiliği’nin karşısında kalan Julian sütunu, ve meydana inildiğinde de cumhuriyetin ilk yapıları… İşte Ankara’nın kültürel yapısının en küçük alana sığdırılmış hali burada. Bu gün hala Hacı Bayram Veli Camii, huzur arayanlara cevap niteliğinde duruyor. Ayrıca bu bölge Ramazan ayı gibi, özel günlerde de, Ankara’da en çok ziyaret alan bölgelerinden. Camiinin etrafındaki alanı kaplayan eski Ankara evleri olduğu gibi restore edildiler. Şimdi bu sokaklarda gezmek, bir yüz yıl öncesinden bir nefes çekmek gibi…

5-) Bir Daha Geleni Severler- Gençlik Parkı- Lunapark

06-genclik-parki

Las Vegas’ta Bellagio varsa Ankara’da da Gençlik Parkı var. Gençlik Parkına girdikten sonra, parkın ortasına doğru ilerlediğinizde, eğer birde akşam saatleriyse su gösteri başlıyor. Pek kimse oturmasa da hemen karşısında oturmak için sandalyeler konulmuş, bekliyor. Las Vegas ile hemen hemen aynı konsept. 😉 Ankara oyun havalarına aşinaysanız tren garının olduğu tarafa doğru yürüdüğünüzde lunaparakı görecek ve kulağınıza çok büyük bir ihtimal Ankara oyun havalarından  “Dilara” çalınacaktır. Lunpark’taki aletler bu şarkılar olmazsa çalışmıyor diye bir efsane de vardır. Parkta pek para harcama şansınız yok ama lunaparkta 20 TL’ye 4 oyuncağa binip, bir de gazoz içebilirsiniz.

 

6-)  Yüre ğinden çarpar adamı… Anıtkabir

06-An─▒tkabir

İlk kısım mozale kısmı.. Oldukça başarılı bir anıt mezardır Anıtkabir… Yerli yahut yabancı yüreğinden çarpar adamı… Hatırlarda, Ulu Önder’in karşısında, onun gözlerine bakınca nasıl tuhaf bir hisse kapıldığını anlatır .. Anıtkabir’i de ziyaret etmek böyledir, daha aslanlı yolda giderken sarsar adamı. Sonra çok hoş detayları vardır kendi içinde. Mesela, aslanlı yolun yapılış şekli, buradan mozaleye doğru yürürken mecburi olarak yere bakarak dikkatli adımlar atmayı gerektirir. Muhteşem bir dahiye yaraşacak dahiyane bir anıttır. Öte yandan, ikinci kısım müzedir. Bir savaş müzesi olarak öne çıkar. Dolayısıyla bu duygusal anlamda ezici mekanın havası, müze kısmının gezilmeye başlanmasıyla dağılmaya başlar

 

7-) Yani, leylek göçeli çok olmuş ama yuva duruyor- Julian Sütunu

07-Julian Sütunu

Şehrin en eski yapılarından biri, Roma İmparatoru Julian, 362 yılında Ankara’dan geçerken yaptırıyor bunu. Bugün tepesinde bir leylek yuvası var. Altı sene önce, bu sütunu ilk gördüğümde çok şaşırdım, epey de güldüm kendi kendime. “Bu açıdan, belki de dünyadaki en eşsiz Roma sütunu olabilir” diye düşünmüştüm. Sonra eski fotoğraflarını araştırdım bu sütunun. Ne kadardır bu yuvanın orada olduğunu merak ettim, ama leylek yuvasının bir yüz yıl önce de orada olmasını hiç beklemiyordum. Yani, leylek göçeli çok olmuş ama yuva duruyor.

 

😎 Ankara’da sanat müziği en çok bu sokağa yakışır. -Pirinç Han

08-Prinç Han

Pirinç Han’ın büyük kapılarından girmenizle cümbüş başlar. Her zevke hitap eden birçok dükkanla karşılaşırsınız. Enteresan hediyelik eşyalar satan dükkanlardan antikacılara, şapkacılardan, takıcılara, gramofonculardan, resim, hat atölyelerine, hacivat-karagöz evine kadar farklı farklı birçok dükkan burada sizi misafir eder. Hanın içinde hoş bir müzik yankılanırken avlusunda oturup içilen bir bardak çayın ise, başka hiç bir yerde dengi yoktur. Sonra müze gibi dükkanların önünden geçerken, dükkan sahiplerine bir selam vermenizle başlayan çay fasılları sizi buraya bağımlı yapar.

 

9-) Canınız gramofon dinlemek çeker, bir taş plak dinlemek… – Gramofon Kafe

09-Gramofon Kafe

Neyse ki, Gramofon Kafe hemen oradadır. İstediğiniz plağı seçerek dinleyebileceğiniz bir yer çoktan bir gramofon ustası tarafından düşünülmüştür. Ali Olcay diye bir gramofon ustasının yeridir. Kendisi büyük plak ve gramofon koleksiyonerlerindendir.

 

10-) Aslen Bit Pazarıdır – Cebeci Antika Pazarı

10-Cebeci Antika Pazar─▒

Her ne kadar Cebeci Antika Pazarı da olsa, antika işleri çok yeni başlamıştır. Buranın asıl alametifarikası Cumartesi ve Pazar günü kurulan bitpazarıdır. Fakat kısa bir süre önce Pazar gunleri antika ürünler de sergilenmeye başladı. Cebeci’de nitelikli niteliksiz her şeyi bulabilirsiniz. Her hafta sonu yerlere ve tezgâhlara dökülen binlerce tuhaf, ne olduğu bilinmeyen eşyalarla ve hurdalarla da karşılaşırsınız. Ama enteresandır; bu hurda başka birine lazımdır, ilgilileri gelir alır. Ama satıcı farkında bile değildir; mücevher vardır o hurdaların arasında. İki üç liraya, gerçek değeri 1000-1500 lira olan bir şeyi de alabilirsiniz.

 

11-) Rahmi M. Koç Müzesi

11-Rahmi M. Koç Muzesi

Ankara’nın tecrübe ettiği son yüzyıla nostaljik bir bakış açısı vadeden müze hemen yanındaki restoranda da lezzetli yemek seçenekleri sunuyor. İlk Macintosh bilgisayarı ve Atatürk’e ait eşyaları görebilirsiniz.

 

12-) Seğmenler Parkı

SONY DSC

Hemen hemen Ankara’nın en güzel yerlerinden biridir, Seğmenler. Etkinliklere ve özel günlere de ev sahipliği yapar. Ankara’da yıllarca yaşayıp hiç gitmeyenlerin gittiğinde neden bunca zamandır gelmediklerine çok pişman olduğu bir yerdir.

 

13-) Cumhuriyetin ilk hoteli – Ankara Palas

13-Ankara Palas

Cumhuriyetin ilk hoteli… Bugün hala devlet misafirhanesi… Yabancı devlet adamları burada ağırlanıyor… Binaya eklenmiş kule yapısı, cumhuriyetin erken dönem mimari üslubunu yansıtıyor. Tamamen ücretsiz gezebilir ve tarihe tanıklık edebilirsiniz. 20 TL’nizi sadece yol masrafı olarak harcayabilirsiniz.

 

14-) Macaristan’a kadar gitmeye gerek yok, Keçiören var!

14-)Keçiören'deki Yapay Estergon Kale’si

Çok uzaklara gitmeden, Keçiören’deki Yapay Estergon Kale’sini görebilirsiniz. Üstünde Kırgız Sofrası diye çok ilginç bir yer var, buraya gittiğinizde, geleneksel kıyafetler giyebiliyorsunuz. Yer sofralarını da görebilirsiniz, geleneksel yemekler servis ediliyor.

 

15-) Pembe Köşk

15-) Pembe Kösk

Pembe Köşk’te bu gün hala İsmet Paşa’nın kızı Özden Toker oturuyor. Yılın belli zamanları burayı müze olarak açıyor. Ziyaretçilerle kendisi ilgileniyor, soruları yanıtlıyor, sabırla anlatıyor, ikramlarda bulunuyor, kesinlikle görülmesi gerek. Onun dışında, İnönü Vakfı dolayısıyla, ev bugün, birçok konferansa ve buluşmaya ev sahipliği yapıyor. Kültürel olarak önemi hala sürüyor Ankara için.

16-) Birinci Meclis

16-) Birinci Meclis

Birinci Meclis’te Kurtuluş Savaşı zamanı ne zorluklarla vekillerin vazife yaptıklarını görürüz. Bu Millet Meclisi’ni “Gazi” yapan meclistir. Memleketin genel ahvalinden farkı yoktur. Eski ve sıkıntıları olan bir binadır. Tahta sıralar, kömür sobaları dikkati çeker… Binanın içinde idare odası, dinlenme odası, meclis toplantı odası gibi bölümler bulunur. Giriş ücretini tam hatırlamıyorum fakat oldukça düşüktür.

17-) İkinci Meclis

17-Ikinci Meclis

Kurtuluş Savaşından sonra yapılıyor. 1924’te kullanıma açılıyor, 60’a kadar da kullanılıyor. Birinci meclise göre daha muntazam, günün şartlarına daha uygun bir bina. Güzel, geniş bir bahçesi vardır. Bu gün hoş bir park olarak kullanılır.

18-) Ulucanlar

18-Ulucanlar Cezaevi muzesi

Bir yer düşünün, içeriye girdiğinizde, kanlı canlı göremediğiniz garip bir hakikat içinizi kemirmeye başlıyor. İlerledikçe bu göremediğiniz hakikat size dokunmaya çalışıyor. Kaldıramıyorsunuz. Öyle saatlerinizi harcamanıza da gerek yok… Çünkü öyle bir an oluyor ki, sorumlu olduklarından kaynaklanan garip bir üzüntü, suçluluk benzeri bir üzüntü duygusu içinde buluyorsun kendini ve hayatın boyunca bu hissi unutamıyorsun. Mutlaka gidilmesi gereken bir yer.

19-)Çayyolu ve Ayrancı Antika Pazarı

19-Cayyolu- Antika Pazari

En çok Cebeci tanınsa da asıl antika pazarları Ankara’da Ayrancı ve Çayyolu’nda kurulur. Biri her ayın ilk Pazar günü, diğeri de son Pazar günü kurulur. Çayyolu’ndakinde üniversite hocaları da katılır. Buradaki tezgahları daha çok koleksiyoner tarafından kurulur, biraz keyif usulü bir pazar niteligi taşımaktadır. Ayrancı ise daha renklidir, daha büyüktür. Ankara’dan ve diğer şehirlerden gelen antikacılar tezgâh açar. Meraklılar da bellidir, genelde birçok kişi de birbirini tanıyor artık ama sürekli yeni yüzler de görmek mümkün.

20-) Cermodern

20-Cermodern

Cermodern’e gerek yerel gerek dünya çapında önem taşıyan sergiler açılıyor. Sanatın herhangi bir dalıyla ilgili olabilir. Ayrıca zaman zaman workshoplar, özel pazarlar ve eğitimler oluyor.

 

21-) SALT Ulus

21-SALT Ulus

Sergilerin tarihleriyle ilgili oldukça güncel bir sosyal paylaşım sayfaları var, Beyoğlu ve Galata’ya göre oldukça küçük, o yüzden daha sınırlı. Âmâ yine de güzel arşiv ve araştırma çalışmaları sergileniyor.

 

22-) Resim Heykel Müzesi

2

Mimari açıdan da önemli, içindeki eserler de önemli. Ulusta, Operadan biraz sonra Resim Heykel Müzesiyle karşılaşırsınız. İçinde klasik ve çağdaş Türk sanatının en özel eserleriyle karşılaşabilirsiniz. Abidin Dino, Osman Hamdi Bey ve Fikret Mualla eserleri sergilenen sanatçılardan sadece birkaçı.

23-) Ankara Etnografya Müzesi

23-Etnografya Muzesi

Sergilenen tarihi el gereçleri (çapa, kazma, mutfak araçları), geleneksel araçlar (kağnı gibi), kıyafetler, geleneksel eşyalar aracılığıyla eski yaşam biçimleri hakkında fikir sahibi olabilirsiniz.

 

24-) Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası

24-Cumhurbaşkanlıgı Senfoni Orkestrası

Her perşembe ve cuma akşamı konser vardır, programına internetten ulaşılabilir. Dünyaca tanınan bir orkestradır. Kaliteli müzik için benzersizdir. Her zaman doludur. Gene de gelenler geri çevrilmez, gelenekselleştiği üzere, ilk eserden sonra kapılar açılır ve merdivenler de dinleyicilerle dolar. Salon Erken Cumhuriyet Mimarisinin tipik bir örneğidir.

 

25-) Kızılcahamam

25-K─▒z─▒lcahamam

Ankara’da sabahtan Kızılcahamam’a gidip akşama dönmek yapılacak güzel aktivitelerden birisidir. Artık Ego otobüsleri de gidiyor.  Fakat beyaz otobüslerle gidilirse 7 tl. Gittiğinizde yöresel yemekleri denemenizi öneririz, özellikle de bazlama.

 

26-) Allah Sağlık Para Versin Âmin. – Aspava

Untitled design

Açılımı pek kimse bilmez, Ankara’ya uğrandığında mutlaka bir tanesine gitmelisiniz. Hemen hemen her yerde görmek mümkün. Bir İskender Beyti menüsünü denmenizi öneririm.

 

27-) 7 Tane Simit 2 TL Olur Mu Demeyin, Oluyor; Güvenpark

27-Guvenpark

Gün akşama dönerken 5 tane, sonrasında yavaş yavaş 6 tane biraz daha sabrederseniz 7 tane simit 2 tl olabiliyor Güvenpark’ta. Akşam saat 10’dan sonra köftecilerde oluyor parkta. Bankamatiklerin yanındaki köfteci oldukça iyi.

 

28-) Tepede Dev Bir Kale – Kalecik

4133188183_896c8870fc_z

Foto: Flickr/ galpay

Her yıl festival olur burada, Kalecik Karası ise meşhur şarabıdır. Festival boyunca şarap ikramı yapılır ve tepedeki dev kale şehre hükmeder. Küçük güzel bir yer olup hafta sonu ziyaret edilebilecek türdendir. Hafta sonu dışında ise festival dönemi mutlaka gidilmesi gerekir.

29-)  Keçiören’i İzliyorum Gözlerim Kapalı – Keçiören Teleferik

29- Kecioren teleferik

5 TL’ye tüm Keçiören’i bu teleferik hattıyla izleyebilirsiniz. Çok güzel Ankara manzaraları çıkacaktır karşınıza. Ankara’nın tek teleferik hattıdır, ulaşımı kolay bir yerdedir ayrıca teleferiği ulaşım için de kullanabilirsiniz. Türkiye’nin en büyük şehir içi teleferiğidir aynı zamanda.

30-) Eee Ne Duruyorsun, Koşup Gelsene – Mogan

30-Mogan Golu

Ankara’da diğer göller hoştur ama Mogan çok daha güzeldir. Mangal yapmak için gidilebilir, mangal dışında yapabilecekleriniz genel olarak deniz bisikletine binmek oluyor ve bunun dışında bir yürüyüş yapabilirsiniz. Ulaşım biraz zor olabilir Mogan’a ayrıca mangal yapmak istemiyorsanız gölün kenarında güzel restoranlar var. Restoranlar da yemek için 20 TL’yi biraz aşmanız gerekebilir.

 

31-) Orası Da Abartıdan Uzak Bir Yer- Papazın Bağı

31-Papazın Bağı

Güzel bir restoran papazın bağı… Yalnız popüler oldukça servis bozmaya başladı. Abartıdan uzak bir yer… Ankara’da yeşilliklerin içinde bir yer. İnsan kendini normalde çok rahat hissediyordu, ama garson peşinde koşmaya başlamazdan evvel, yani garson güler yüzlü ve aradığımda ben onu hemen bulabiliyorken daha güzeldi. Zaman zaman bu durum düzelebiliyor gittiğinizde nasıl karşılaşacağınıza bağlı biraz.

 

32-)  28 Mart 1990’da Ne Olmuştu? Milli Kütüphane

32-Milli Kutuphane

Benim en çok ilgimi çeken engin bir gazete arşivlerine sahip olması. Dilediğiniz zaman sizi geçmişe götürebiliyor. Ulaşım oldukça kolay bahçeli dolmuşlarından 7.cadde girişinde indiğinizde kolaylıkla erişebilirsiniz. Gittiğinizde uzun bir sırayla karşılaşmanız olası, sabah saatlerinde çok sıra olabiliyor genelde. Kitapseverler içinde müthiş bir çalışma ortamı oluşturacak mekândır.

 

33-) Kıtır’da Kokoreç & Bira

43-Kitir

 

Sadece Tunalı Hilmi Caddesi’ne yolunuz düştüğünde değil yiyip içerek keyifli zaman geçirmeye gitmek isteyeceğiniz bir mekân. Self-servis olmasıyla gezinip duran ve size rahatsızlık veren garsonlardan kurtulabileceğiniz birkaç mekândan birisi. Bar olarak geçmese de içeride alkol tüketiminin serbest olduğu aynı zamanda lezzetli bir kokoreç yiyebileceğiniz hoş bir yer.

 

34-)  En Güzel Zaman Eylül Sonu, Ekim Başı Gibi –Beypazarı

34-Beypazar─▒

Gidilince havuç heykelini bulmak yeterli, heykelin oradan yukarıya doğru giden sokakta yöresel lezzetler bulabilirsiniz. Aslında Beypazarı, evleri ve Beypazarı Kurusu ile bilinir. Gidilecek zaman bence hafta içi, hafta sonu çok yoğun olduğu için mekânlarda yer bulunamayabiliyor.

35-) Zula Bar

42-)Zula-bar

Girişini bulması zor olan mekân girdiğinizde sizi samimi bir şekilde karşılıyor. İçeride kendinizi rahat hissedebileceğiniz ve arkadaşlarınızla gidip keyifli vakit geçirebileceğiniz bir yer.

37-) Ankara’da Central Park Gezisi –ODTÜ

37-ODTU

6.5 yılımın geçtiği ODTÜ’ye uğramadan olmaz. Sabah gelirseniz Arka Bahçe’de Mustafa Abiden omlet yaptırın. A1’den giriş yaptıysanız okula doğru yürümeniz çok daha iyi olacaktır. Ya da yorulduğunuz da bir yerden otostop çekmeniz yeterli olacaktır. Çok yorulursanız kütüphanenin yolunu tutun, kırmızı gördüğünüz her koltuğa yatıp uyuyun. Çarşı kısmına geldiğinizde nerde yemek yiyeceğinize içeri girdikten sonra ilk göreceğiniz aynanın önünde karar vermek uygun olacaktır. Benim tavsiyem yemek için Aspava ve Teras.

 

38-) Hmbrg

38-HMbrg

Ankara’da hamburger dendiği zaman işte buraya gelinmeli diye biliyorum. Porsiyonlar doyurucu 15 TL ile 19 TL arasında. Ayrıca check-in yaparsanız %10 indirim yaparlar, check-in yapmazsanız yine yaparlar. Hamburgerlere kremelize soğan ve mantar almayı unutmayın.

 

39-) Gece Kokoreç Her Yerde

Tam lokasyon vermeden Kızılay’da yoğunlukta olmakla birlikte, Atatürk Orman Çiftliği, Cebeci, Bahçeli ve gece saatlerinin de hareketin olduğu her yerde var. Ben kokoreç sevmem diyenler için köfte de var. 7 TL ile 15 TL arası fiyatlar değişiyor. Kızılay’da Meşrutiyet Caddesindeki köprünün altındaki baya iyi, yeri bulmak çok zor değil kalabalığı takip edin.

 

40-) Alo Naci Nerdesin – Tunali Hilmi

40-Cigerci Naci

Ciğeri Naci’den yiyeceksiniz, Alo demeniz yeterli ya da Kuğulu Park’tan Kızılay’a doğru yürürken Tunalı Hilmi’de ansızın görmeniz mümkündür kendisini. Gezgin bir aracıyla caddenin bir aşağısına bir yukarısına doğru gider. Ankara’da ciğer yiyeceksiniz, ciğeri Naci’den yemelisiniz.

Our Readers Comments

  1. Tarihi Şengül hamamına veya hamam önündeki hamama gitmel …

  2. Nefis Ankaraya has pilav ve incik etten oluşan ANKARA TAVA,ULUSDA AKMANIN BOZASI,İSTANBUL YOLU MACİT PETROL İÇİNDE ÇARDAK PİDE,
    GÖLBAŞINI ATLAMIŞINIZ….

    • Akman kapandı 🙁 Mado oldu malesef. Ama Kızılay Selanik caddesinde Şubesi var hala, nefis Akman bozasinin tadı hala ayni. Vefa bozasina göre biraz eksidir, bu bozayla başlayan vefa bozasini icemez, o derece iddialı 🙂

  3. Esat mutlu lokantasında daha paça içmemişsen neyini tanıtırsın Ankara nın

  4. Çardak Pideye gidip de boşu boşuna paranızla rezil olmayın. Garsonlar suratsız, nerden geldiniz der gibi bakarak inanılmaz geç servis yapıyorlar. Siz kaşarlı pide istiyorsunuz, 30-35 dakika sonra size üzerine yumurta kırılmış kıymalı pide geliyor…

Bu Konu Hakkında Söyleyecekleri Olanlara...